Takip: İstanbul

Takip: İstanbul

Film · 2012 · 7 kişi

Takip: İstanbul, Fransız yapımı Taken 2 adlı aksiyon-gerilimin Türkiye'deki adıdır. Film, 2008 tarihli Taken'ın devamı ve üçlemenin ikinci halkasıdır. Yönetmen koltuğunda Olivier Megaton oturur. Senaryoyu Luc Besson ile Robert Mark Kamen birlikte yazmış, yapımı da Besson üstlenmiştir. Ekim 2012'de Fransa ve ABD'de vizyona giren film, dünya genelinde 376 milyon doları aşan hasılatla serinin en çok kazanan filmi olmuş, ancak eleştirmenlerden çoğunlukla olumsuz not almıştır.

Hikâyenin merkezinde emekli CIA ajanı Bryan Mills vardır; rolde Liam Neeson görülür. İlk filmde kızını kurtarmak için bir çete üyesini öldüren Mills'in bu işin bedelini ödemesi gerekir, çünkü ölen adamın babası intikam peşindedir. Aile İstanbul'a gittiğinde Mills'in eski eşini (Famke Janssen) tatil sırasında kaçıran bu baba, ardından Mills'i de ele geçirir. Kızları Kim'i Maggie Grace canlandırır ve Kim bu kez olayların merkezinde etkin bir rol alır. Mills, ailesine zarar vermek isteyenleri birer birer avlamaya girişir. Kadroda ayrıca Rade Šerbedžija, Leland Orser ve Luke Grimes yer alır; Türk oyunculardan Cengiz Bozkurt, Hakan Karahan ve Kevork Malikyan da filmde görünür.

Film yaklaşık 98 dakika sürer. Çekimlerin büyük bölümü İstanbul'da yapılmış; Balat, Kadıköy ve Haydarpaşa'daki mekânlar önemli sahnelere ev sahipliği etmiştir. Filmi Fransa'da EuropaCorp, ABD'de 20th Century Fox yayımlamıştır. Seri, 9 Ocak 2015'te gösterime giren Taken 3 ile sürdü.

YönetmenOlivier Megaton
Yapım ŞirketiCanal+

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Liam Neeson'ın Bryan Mills'i yine iş başında ve bu sefer sahne İstanbul. Kaçırılma, takip, intikam peşindeki bir baba: formül belli ama işliyor. Yaklaşık 98 dakika oyalanmadan akıyor. Kim'in bu kez işin içine aktif olarak girmesi de hoş bir değişiklik. İlk filmin sürprizini bekleme, ama bir akşamlık gerilim için fazlasıyla yeterli.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Takip: İstanbul serinin en çok hasılat yapan halkası olmasına rağmen eleştirmenlerden pek iyi not almadı ve nedeni anlaşılır. Luc Besson ile Robert Mark Kamen'in senaryosu ilk filmin kurgusunu ters çevirip tekrarlıyor: bu kez kaçırılan eski eş ve Mills'in kendisi. Olivier Megaton'un elinde aksiyon, sahnenin netliğinden çok hız duygusuna öncelik veriyor; tempo yüksek görünse de fiziksel gerilimi takip etmek zorlaşıyor. Oğlunun intikamını almak isteyen bir babanın motivasyonu, Mills için ilginç bir ahlaki ayna olabilirdi; film bu fikri derinleştirmekle pek ilgilenmiyor. Balat, Kadıköy ve Haydarpaşa gibi mekânlar görsel bir zenginlik katsa da İstanbul çoğu zaman dekor olarak kalıyor. Filmi ayakta tutan asıl unsur, Neeson'ın ağırlığı.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Yabancı bir gişe filminin İstanbul'u nasıl gördüğü başlı başına bir inceleme konusu. Takip: İstanbul'da şehir, Balat'tan Kadıköy'e ve Haydarpaşa'ya uzanan mekânlarla bolca görünüyor, ama daha çok tehlikeli ve labirent gibi bir arka plan olarak kurgulanıyor. Bu, Batı sinemasının Doğu şehirlerine uzun zamandır biçtiği egzotik ve tekinsiz rolün tanıdık bir devamı. Cengiz Bozkurt, Hakan Karahan ve Kevork Malikyan gibi oyuncuların kadroda olması yerel bir doku katıyor; yine de hikâye, tatile gelmiş Amerikalı bir ailenin gözünden anlatılıyor. Öte yandan bu mekânların 2012'deki halleriyle kayda geçmiş olması, bugünün izleyicisine küçük bir şehir arşivi de sunuyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar