Tamirci Parçası

Tamirci Parçası

Film · 1965 · 18 kişi

Tamirci Parçası, 1965'te çekilmiş siyah-beyaz bir Yeşilçam filmidir. Senaryosunu Fuat Özlüer yazmış, yönetmenliği Türker İnanoğlu ile Aram Gülyüz paylaşmıştır; yapımcı İnanoğlu'dur. Yaklaşık 104 dakikalık film, Georges Ohnet'in Demirhane Müdürü (Le Maître de forges) romanından uyarlanmış, dönemin iki popüler yıldızı Ayhan Işık ile Filiz Akın'ı bir araya getirmiştir.

Hikâyenin merkezinde zengin Hallaçzade ailesi vardır. Villalarında mutlu yaşayan Nazmi Bey, karısı Şükran ve kızları Oya'nın bir zamanlar dillere destan serveti, son yıllardaki zararlar yüzünden tehlikeye girmiştir; senetleri toplayan tefeci tüccar Osman Pastırmacı da borcun peşindedir. Oya'nın arabası Maslak Yolu'nda bozulunca getirilen usta Demir Başar, Işık Tamirhanesi'nin sahibi olan iyi kalpli bir gençtir ve ilk görüşte ona gönlünü kaptırır. Demir, ailenin yardımına sessizce koşar ama bunun Oya'ya söylenmesini istemez. Oya ise nişanlı olduğu yeğen Bülent'e bağlıdır ve Demir'le evliliğini bir çıkar anlaşması sanır. Kıskançlık, gurur ve entrika da hikâyeye karışır; Oya gerçek duygularını ancak sonradan fark eder.

Filmde Gülsüm Kamu, Önder Somer, Çolpan İlhan, Vahi Öz, Leman Akçatepe ve Nubar Terziyan da rol alır. Görüntü yönetmeni Yılmaz Gürbüz'dür. Yapım şirketi Erler Film'dir. Hallaçzadelerin villası, Kalkavanların köşkünde çekilmiş ve sonradan Kumarbazın İntikamında (1966) yeniden görülmüştür.

YönetmenTürker İnanoğlu
Yapım ŞirketiErler Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Ayhan Işık ile Filiz Akın'ı aynı karede görmek, Yeşilçam'ın altın yıllarını sevenler için başlı başına bir davettir. Georges Ohnet'in romanından gelen hikâye, gururun sevgiye nasıl perde olabileceğini anlatan o eski ve sağlam iskeleti taşıyor. Sessizce iyilik yapan, karşılığını beklemeyen bir kahraman bugün belki saf bulunur; bence filmin ahlaki merkezi tam da burada. Siyah-beyaz görüntünün sadeliği de duyguyu süslemeden öne çıkarıyor. Klasik melodramın dilini bilenler için tanıdık ama içten bir film.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Ohnet'in Demirhane Müdürü, sınıf farkını gururla çatıştıran ve uyarlanmaya son derece elverişli bir melodram şablonu; Fuat Özlüer'in senaryosu bu şablonu İstanbul'un villa ve tamirhane dünyasına taşımakta hiç zorlanmıyor. Sorun, yapının fazlasıyla öngörülebilir olması: yanlış anlamaya dayalı evlilik, araya giren kıskançlık ve entrika, türün bilinen duraklarını sırayla geçiyor. İki yönetmenin paylaştığı bir işte belirgin bir kişisel imza aramak da zor; anlatı, ağırlığı büyük ölçüde yıldızların karizmasına bırakıyor. Yılmaz Gürbüz'ün siyah-beyaz görüntüleri villa iç mekânlarına belli bir ağırlık katsa da kamera nadiren hikâyeye kendi yorumunu ekliyor. Dönemin stüdyo melodramının temsilî bir örneği; sürprizden çok kalıbın kendisini merak edenlere.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, servetini yitirmekte olan köklü bir aile ile kendi emeğiyle tamirhane sahibi olmuş bir genci karşı karşıya getiriyor. Bu karşılaşma, dönemin Türk sinemasında sıkça işlenen bir hayali yansıtıyor: eski varlıklı düzenin çözülmesi, yerine çalışkan ve ahlaklı yeni bir kesimin yükselmesi. Senetleri toplayan tefeci tüccar figürü de borçla el değiştiren toplumsal statünün kaygısını taşıyor. Fransız bir romanın İstanbul'a bu kadar rahat uyarlanabilmesi, sınıf ve gurur temalarının o yıllarda burada ne denli tanıdık olduğunu gösteriyor. Kadın kahramanın duygularını ancak geç fark etmesi ise dönemin aşk anlatılarında kadına biçilen edilgen rolün bilinen bir kalıbı.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar