8 Women

Huit Femmes

Film · 2002 · 8 kişi

8 Kadın (8 femmes), François Ozon'un yönettiği 2002 tarihli Fransız-İtalyan yapımı; müzikal, kara komedi ve cinayet gizemini bir araya getiren bir film. Robert Thomas'nın 1958 tarihli tiyatro oyunundan uyarlanan senaryoyu Ozon, Marina de Van ile birlikte yazdı. Galası 8 Ocak 2002'de Paris'te yapıldı. 52. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarıştı ve kadın oyuncu kadrosu Gümüş Ayı'ya değer görüldü.

Olaylar 1950'lerde, karla kaplı, dış dünyayla bağı kopmuş bir kır evinde geçer. Noel kutlamasına toplanan sekiz kadın, evin reisi Marcel'i sırtında bıçakla ölü bulur. Evin hanımı Gaby'yi Catherine Deneuve, Augustine'i Isabelle Huppert, Louise'i Emmanuelle Béart, Pierrette'i Fanny Ardant canlandırır; kadroda Danielle Darrieux, Virginie Ledoyen, Ludivine Sagnier ve Firmine Richard de var. Kapıdan çıkamayan kadınların her biri bir sır saklar ve şüpheli konumuna düşer.

Ozon önce George Cukor'un The Women (1939) filmini yeniden çekmeyi düşündü, hukuki engeller yüzünden Thomas'nın oyununa yöneldi. Çoğunlukla bir malikânenin giriş holünde geçen film, tiyatro havasını korur ve Hollywood müzikallerine saygı duruşu niteliği taşır. Yaklaşık 8 milyon euroya mal olan yapım dünya çapında 40 milyon euronun üzerinde hasılat yaptı, 12 César adaylığı aldı ve Avrupa Film Ödülleri'nde sekiz oyuncusuyla En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Türkiye'de 6 Aralık 2002'de gösterime girdi.

YönetmenFrançois Ozon
Yapım ŞirketiCanal+

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Catherine Deneuve Catherine Deneuve Sinema oyuncusu · 83 yaşında Fanny Ardant Fanny Ardant Oyuncu · 77 yaşında Danielle Darrieux Isabelle Huppert Emmanuelle Béart Virginie Ledoyen Ludivine Sagnier Firmine Richard

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Ozon burada gerçekçilik iddiasını baştan bırakıyor ve bunu bilinçli bir oyuna çeviriyor: karla kapanmış tek bir mekân, tiyatro sahnesi gibi kullanılan bir giriş holü, araya giren şarkılar ve Hollywood müzikallerine açık göndermeler. Cinayet gizemi bir bahane; asıl mesele, farklı kuşaklardan sekiz kadın oyuncuyu aynı çerçevede buluşturmak. Berlin'deki Gümüş Ayı'nın tek tek oyunculara değil topluluğa verilmesi bu yüzden yerinde. Zayıf nokta da aynı yerden geliyor: yapay üslup bir süre sonra karakterlerin derinleşmesini engelliyor, bazı şarkılar hikâyeyi ilerletmek yerine durduruyor. Gerilimden çok stil ve oyunculuk şöleni bekleyenlere göre.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Renkli, şarkılı ve komik olduğu için ilk bakışta aile filmi gibi duruyor ama öyle değil. Hikâye bir cinayetle başlıyor ve her kadının sakladığı bir sır var; mizahı da kara mizah. Küçük çocuklara uygun değil. Sırların ne olduğunu bilmeden gençlere önermek de zor; önce yetişkinlerin izlemesi daha doğru. Müzikal sevmeyenler şarkılarda sabırsızlanabilir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

1950'lerde bir malikânede geçen film, bir ailenin vitrinine bakıp arkasındaki kırılmaları gösteriyor. Evin reisi ölü bulunduğunda sahnede yalnızca kadınlar kalıyor ve hepsi birden şüpheli konumuna düşüyor. Bu kurgu, erkek merkezli bir düzende kadınların üstlendiği rolleri görünür kılıyor; sırlar açığa çıktıkça evde kimin sözünün geçtiği, kimin sustuğu da değişiyor. Dış dünyayla bağı kopmuş ev, o dönemin kapalı aile düzeninin iyi bir simgesi. Film bunu ağır bir dille değil, şarkı ve kara mizahla yapıyor; bu, eleştirinin keskinliğini biraz törpülese de geniş bir izleyiciye ulaşmasını kolaylaştırıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar