Birkaç Güzel Gün İçin

Birkaç Güzel Gün İçin

Film · 1984 · 17 kişi

Birkaç Güzel Gün İçin, 1984 tarihli bir Türk filmidir. Renkli ve 35 mm çekilen yapım yaklaşık doksan iki dakika sürer. Senaryosunu Bülent Oran yazmış, yapımcılığı Mehmet Ali Yılmaz üstlenmiştir; yapım şirketleri arasında Tek Video Film anılır. Yönetmen olarak İrfan Tözüm'ün adı öne çıkar; başrol oyuncusu Cüneyt Arkın da zaman zaman yönetmenler arasında anılır.

Hikâye, babasının ölümünün ardından vasiyet açıklanınca şaşkına dönen Necla'yla başlar. Yaşlı adam, bütün servetini kızına ancak eski ortağı Kemal Polat'la evlenmesi koşuluyla bırakmıştır. Mühendislik mesleğini bırakıp balıkçılıkla geçinen Kemal, dostlarıyla birlikte yıllarca kayıp kızı aramıştır. Onu bulduğu sırada tanık olduğu bir cinayeti üstlenir, yargılanır ve idama mahkûm edilir. Necla, ölümü yaklaşan bu adamla göstermelik bir evliliğe razı olur; ne var ki gerçek suçlunun ortaya çıkması bütün hesapları değiştirir. Cüneyt Arkın Kemal'i, Necla Nazır ise Necla'yı oynar; Cemal Gencer ve İsmet Erten de oyuncular arasındadır.

Filmin müziğini Cahit Berkay ile İzzet Öz yapmış, görüntü yönetmenliğini Hüseyin Özşahin, kurgusunu Nevzat Dişiaçık üstlenmiştir. Miras, cinayet ve hapishane, anlatının melodram dokusunu oluşturur.

Yönetmenİrfan Tözüm
Yapım ŞirketiTek Video Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Bülent Oran'ın kaleminden beklenecek ne varsa burada: vasiyetle atılan bir düğüm, idam gölgesinde sınanan bir fedakârlık ve kaderin son anda yön değiştirmesi. Seksenlerin Yeşilçam melodramları çoğu zaman böyle bir vicdan merkezine yaslanırdı; mesleğini bırakıp denize dönen, başkasının suçunu sırtlanan adam da o geleneğin tanıdık ama hâlâ dokunaklı figürlerinden. Cahit Berkay'ın müziğe katkısı dönemin sesini taşıyor. Ölüme yakın bir adamla göstermelik evlilik fikri bugün zorlama görünebilir; yine de eski usul vicdan hikâyelerini sevenler için sıcak bir durak.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Senaryonun motoru tesadüf. Yıllarca aranan kızın bulunduğu anda bir cinayete tanık olunması, suçun üstlenilmesi ve idam kararı birbirine öyle sıkı bağlanmış ki, karakterlerin bu kararları neden verdiğini düşünmeye zaman kalmıyor. Oysa filmin asıl ilginç fikri, ölüme mahkûm bir adamla miras uğruna kurulan göstermelik evlilik; bu durumun iki taraf için ne anlama geldiği, anlatının en verimli malzemesi olabilirdi. Künyede başrol oyuncusunun da yönetmenler arasında anılması, filmin bir yıldız aracı olarak tasarlandığını düşündürüyor. Melodram kısayolları seviyor, ama burada kısayollar dramın kendisini yutuyor; gerçek suçlunun ortaya çıkışı da bu yüzden bir çözümden çok bir mekanizma gibi duruyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Filmin çıkış noktası, bir babanın kızının kiminle evleneceğini vasiyetle belirlemesi. Seksenlerin melodramlarında kadının kaderinin miras ve evlilik üzerinden çizilmesi sık görülen bir kalıptı; burada da Necla'nın serveti ancak babasının seçtiği adamla evlenirse alabilmesi, dönemin aile ve mülkiyet anlayışını açıkça yansıtıyor. Kemal'in mühendisliği bırakıp balıkçılığa dönmesi ise statüden çok vicdanı öne alan bir erkek tipini öne çıkarıyor. Film bu kalıpları sorgulamaktan çok onlarla duygu üretiyor; bugünün izleyicisi için asıl ilginç olan da bu varsayımların ne kadar doğal karşılandığı.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar