Küskün Çiçek

Küskün Çiçek

Film · 1980 · 6 kişi

Romantik dram çizgisinde ilerleyen Küskün Çiçek, 1979'da çekilmiş bir Türk filmidir. Cüneyt Arkın filmi yönetmiş, yapımcılığını Hürrem Erman'la birlikte üstlenmiştir; senaryo Safa Önal'a aittir. Renkli ve 35 mm çekilen yapım yaklaşık 76 dakikadır. Yapım şirketleri Malkoç Film ile Erman Film'dir. Başrolleri Cüneyt Arkın ve Türkân Şoray paylaşır.

Hikâye, Çeşme'de tatilde olan sanayici ve banker İskender Bey'in bir kotra kazasında ölmesiyle başlar. Sigorta şirketi bu ölümün cinayet olabileceğinden kuşkulanır ve müfettiş Ahmet'i soruşturmaya gönderir. Ahmet kalp hastasıdır; doktoru ona bir mucize olmazsa bir ayının kaldığını söylemiştir ve her geçen gün ölüme yaklaştığını hisseder. Çeşme'de halkın çok sevdiği doktor Zeynep'le tanışması Ahmet'in hayata bakışını değiştirir. Yine de Zeynep'in sevgisi onu hayatta tutmaya yetmeyecektir. Aşk, öfke ve pişmanlık filmin anahtar temaları arasındadır.

Ahmet'i Cüneyt Arkın, Zeynep'i Türkân Şoray canlandırır. Kadroda ayrıca Balıkçı Musa rolünde Hüseyin Peyda, Datçalı Fuat rolünde Sümer Tilmaç, Dinamitçi rolünde Yusuf Çetin ve Dalgıç rolünde Adnan Mersinli bulunur. Müziği Arif Sağ, görüntü yönetimini Orhan Kapkı yapmıştır. Dönemin dublaj uygulaması gereği Cüneyt Arkın'ı Abdurrahman Palay, Türkân Şoray'ı Jeyan Mahfi Tözüm seslendirmiştir.

YönetmenCüneyt Arkın
Yapım ŞirketiMalkoç Film, Erman Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Türkân Şoray ile Cüneyt Arkın'ı aynı kadrajda görmek başlı başına bir bayram. Safa Önal'ın kaleminden çıkan hikâye, Çeşme'nin sakin havasına ölümün gölgesini düşürüyor: günleri sayılı bir müfettiş ve halkın sevgisini kazanmış bir doktor. Arif Sağ'ın müziği, o yılların hüzünlü aşk filmlerine yakışan bir içtenlik taşıyor. Aşk, öfke ve pişmanlık iç içe geçiyor; tam da Yeşilçam'ın en iyi bildiği türden bir duygu yükü. Abdurrahman Palay ile Jeyan Mahfi Tözüm'ün tanıdık seslerini duymak da ayrı bir nostalji.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Cüneyt Arkın'ın kamera arkasına geçtiği bu romantik dram, yapısı itibarıyla ilginç bir melez: bir sigorta soruşturmasıyla açılıp ölüme yaklaşan bir adamın aşk hikâyesine evriliyor. Ne var ki yaklaşık 76 dakikalık süre, iki ayrı damarı da hakkıyla beslemeye yetmiyor gibi. Polisiye merak unsuru melodramın ağırlığı altında geri planda kalma riski taşıyor; kalp hastalığı ve son bir ay kalmış hayat fikri ise türün en bilinen kalıplarından. Buna karşılık Çeşme, Orhan Kapkı'nın görüntüleri için filmin atmosferine doğal bir zemin sunuyor. Şoray'ın sahneye getirdiği ağırlık, senaryonun alışıldık hamlelerini dengeleyen en güçlü unsur. Arkın açısından cesur bir yönetmenlik denemesi, ama formülden pek uzaklaşmıyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Türkân Şoray ve Cüneyt Arkın'ı seven anneanneler ve dedeler için güzel bir seçim. Konu daha çok aşk ve hastalık üzerine kurulu; bir ölüm soruşturması olsa da hikâyenin ağırlığı duygularda. Ama film oldukça hüzünlü, ölüm fikri baştan sona hissediliyor. Küçük çocuklar sıkılabilir ya da üzülebilir. Gençler ve yetişkinler için duygusal bir akşam filmi. Mendiller hazır olsun.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar