Ertuğrul 1890

Ertuğrul 1890

Film · 2015 · 4 kişi

Japon-Türk ortak yapımı tarihî drama Ertuğrul 1890, 2015'te çekildi ve Japonya ile Türkiye arasındaki dostluğu pekiştiren iki gerçek olayı tek bir hikâyede buluşturur. Japonya'da Kainan 1890 (Deniz Kazası 1890), İngilizce dağıtımda 125 Years Memory adıyla da bilinen film, Mitsutoshi Tanaka'nın yönetmenliğinde Toei ve Creators' Union ile Böcek Yapım'ın ortaklığında çekilmiştir. Japonya'da 5 Aralık 2015'te, Türkiye'de ise 25 Aralık 2015'te Mars Dağıtım eliyle gösterime girmiştir; galasına dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu da katılmıştır.

İlk yarı, 1887'deki Japon heyetinin İstanbul ziyaretine karşılık 1890'da Japonya'ya giden Osmanlı fırkateyni Ertuğrul'un dönüş yolunda fırtınaya yakalanıp Wakayama açıklarındaki kayalıklara çarparak batışını anlatır. Beş yüzü aşkın can kaybının yaşandığı bu faciada yoksul köylüler hayatlarını riske atarak altmış dokuz kişiyi kurtarır. İkinci yarı 1985'e geçer: İran-Irak Savaşı sırasında Irak, İran hava sahasındaki uçakları vuracağını duyurur; Tahran'da mahsur kalan üç yüzden fazla Japon vatandaşını Turgut Özal'ın talimatıyla bir Türk uçağı süre dolmadan tahliye eder.

Kadroda Seiyo Uchino, Kenan Ece, Shiori Kutsuna, Alican Yücesoy, Uğur Polat ve Mehmet Özgür yer alır. Senaryo Eriko Komatsu'ya aittir. Film, 4 Mart 2016'da Tokyo'da düzenlenen 39. Japon Akademi Film Ödülleri'nde on dalda ödül almış, sanat yönetimi ve ses kaydında birinci olmuştur. Türkiye gişesinde 451.794 bilet satmıştır.

YönetmenMitsutoshi Tanaka
Yapım ŞirketiToei, Creators' Union, Böcek Yapım
Ertuğrul 1890 Ertuğrul 1890

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Ertuğrul 1890, iki gerçek olayı birleştirerek Türk-Japon dostluğunun tarihsel köklerine bakıyor: 1890'da Wakayama açıklarında batan Osmanlı fırkateyni ve 1985'te Tahran'dan Japonların tahliyesi. Yaklaşık bir asır arayla yaşanan bu iki olay, devletlerden çok insanların birbirine borç hissiyle bağlandığını anlatmayı amaçlıyor. Bu karşılıklı iyilik çerçevesi duygusal ve diplomatik açıdan işlevli; ancak tarihî olayları dostluk anlatısının hizmetine sunmak, ayrıntıları sadeleştirme eğilimi doğurabilir. İki toplumun hafızasını bir araya getiren ortak yapım olması kendi başına ilginç.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Film iki ayrı hikâyeyi kuruyor: 1890'daki deniz faciası ve 1985'teki tahliye. Bu iki parçalı yapı iddialı, ama risk açık: iki yarı birbirine bağlanmazsa film iki kısa film gibi okunabilir. 132 dakikalık süre içinde ilk yarının felaket anlatısı ile ikinci yarının siyasi gerilimi aynı tona oturmak zorunda. Japon-Türk ortak yapımı oluşu ve kadroda Seiyo Uchino gibi isimlerin bulunması uluslararası bir ölçek veriyor, ama ölçek tek başına bütünlük getirmez. Böylesi bir tarih anlatısında en büyük tehlike, duyguyu görüntüden değil müzikten ve vurgudan beklemektir.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

İki hikâye, iki büyük kriz: önce fırtınada kayalıklara çarpan bir gemi, sonra Tahran'dan süreyle yarışan bir tahliye. Kâğıt üstünde bu iki ayrı gerilim hattı demek; felaket ve zaman baskısı tam benim sevdiğim malzeme. Tek sorun 132 dakikanın iki yarıya bölünmesi; ikinci yarıya geçerken ritim kopabilir. Gerilim ve dramı seven, tarihî olaylara ilgi duyanlar için fena bir seçenek değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar