Madame Bovary

Madame Bovary

Film · 1991 · 3 kişi

Gustave Flaubert'in 1857 tarihli aynı adlı romanı, Claude Chabrol'un yönettiği Madame Bovary ile 1991'de Fransa yapımı bir sinema uyarlamasına dönüştü. Film, MK2 imzalıdır; Chabrol'un senaryosunu da kendisi yazmıştır. Chabrol, filmi Flaubert'in kalemin yerine kamera tutsaydı nasıl çekecekse öyle sahnelediğini söylemiştir. Yapım, Yeni Dalga geleneği ile Anglo-Amerikan ticari sinemanın dönem filmleri arasında bir yerde durur. Flaubert'in romanı daha önce Jean Renoir (1933), Gerhard Lamprecht (1937) ve Vincente Minnelli (1949) tarafından da sinemaya aktarılmıştı.

Hikâye 1850'lerin Normandiya'sında geçer. Emma (Isabelle Huppert), sıradan bir ailenin kızıdır ve daha iyi bir hayat özler; duygusal bakımdan bir duvar kadar sessiz taşra doktoru Charles Bovary (Jean-François Balmer) ile evlenir. Evlilikten sonra aşkın büyüsü kaybolur ve Emma yeni heyecanlar aramaya başlar. Rodolphe Boulanger'yi (Christophe Malavoy) ve Léon Dupuis'yi (Lucas Belvaux) de içeren yasak ilişkilere sürüklenir; lüks yaşam özlemi onu giderek büyüyen bir borç batağına iter ve bu gidiş trajik bir sona varır.

Film 142 dakika sürer ve Kostüm Tasarımı dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi; yabancı dilde en iyi film dalında Altın Küre adaylığı da kazandı. Isabelle Huppert, performansıyla 17. Moskova Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

YönetmenClaude Chabrol
Yapım ŞirketiMK2

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Flaubert'i seven bir okur için Chabrol'un Madame Bovary'si saygılı ve titiz bir uyarlama. Isabelle Huppert, Emma'nın daha iyi bir hayat özlemini abartıya kaçmadan, içten içe kaynayan bir hüzünle taşıyor; Moskova'da aldığı ödül boşuna değil. 1850'lerin Normandiya'sı kostümleri ve taşra evleriyle göz dolduruyor. Yine de filmin soğukluğu insanı biraz üşütüyor: Emma'ya acıyorsunuz ama onunla birlikte ağlayamıyorsunuz. Eski melodramların yüreğe dokunan sıcaklığını arayan, bu mesafeli bakışa hazırlıklı olmalı.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Chabrol, filmi Flaubert kalem yerine kamera tutsaydı nasıl çekecekse öyle sahnelediğini söylüyor ve bu iddia hem filmin gücü hem de sınırı. Kamera Emma'yı ne yüceltiyor ne de yargılıyor; soğuk, gözlemci bir mesafeden izliyor. Huppert bu mesafeyi ustalıkla kullanıyor, bastırılmış hayal kırıklığını küçük jestlere sığdırıyor; Jean-François Balmer'ın duvar gibi sessiz Charles'ı da karşısında doğru bir ağırlık kuruyor. Sorun, romana bu denli sadakatin anlatıyı zaman zaman resimli bir özete çevirmesi. 142 dakika boyunca bölümler birbirini izliyor ama dramatik bir ivme pek birikmiyor. Yeni Dalga geleneği ile klasik dönem filmi arasında duran bu tercih ilginç; yine de ortaya cesur bir sinema yorumundan çok özenli bir çeviri izlenimi çıkıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

1850'lerin Normandiya'sında sıradan bir aileden gelen bir kadının seçenekleri ne kadar dardı? Film bu soruyu Emma'nın özlemleri üzerinden sessizce soruyor. Evlilik, kadın için neredeyse tek toplumsal kapı; taşra doktoruyla kurulan düzen ise ona ne duygusal ne de toplumsal bir yükseliş sunuyor. Emma'yı borç batağına iten lüks merakı, daha iyi bir hayat arzusunun taşra orta sınıfında nasıl bir tuzağa dönüşebildiğini de gösteriyor. Chabrol yasak ilişkileri bir ahlak dersine çevirmiyor, bu da filmi bugünün okumalarına açık tutuyor. Dönem ayrıntıları özenli; yalnız Emma'nın çevresindeki taşra toplumu biraz arka planda kalıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar