Annemi Arıyorum

Annemi Arıyorum

Film · 1959 · 3 kişi

1959'da siyah-beyaz çekilen Annemi Arıyorum, yaklaşık doksan dakikalık bir Türk dram filmidir. Senaryosunu da yazan Faruk Kenç'in yönettiği yapım, Şan Film imzasını taşır ve dönemin aile melodramı çizgisinde yer alır. Hikâyenin çekirdeğinde bir kızın, ailesini terk edip giden annesini bulup geri getirme çabası vardır.

Belgin, babası ve kız kardeşiyle İzmir'de yaşamaktadır. Annesi, başka bir adamın peşine takılıp İstanbul'a kaçınca genç kadın, onun izini sürmek için büyük şehre gider. Filmde Belgin'i Belgin Doruk canlandırır; ona Mahir Özerdem, Halide Pişkin, Mehmet Karaca, Kenan Büke, Üftade Kimi, Atıf Kaptan ve Kadir Savun eşlik eder. Belgin'in babası Haluk'u Vedat Karaokçu, Reşit Kaptan'ı Atıf Kaptan, Nermin'i Üftade Kimi, Köstebek Kenan'ı ise Kenan Büke oynar. Anne arayışı, İstanbul'daki pansiyonlar, kumarhaneler ve gazino çevresinde kıskançlık, aldatma ve kanunsuz işlerle örülü bir dünyaya uzanır.

Yapımcılığını Baki Üsküdarlı'nın üstlendiği filmin görüntü yönetmeni Kazım Koşkan'dır. Belgin Doruk'un sesini filmde Nevin Akkaya seslendirmiştir; Aynur Akın ise kendisi olarak görünür.

YönetmenFaruk Kenç
Yapım ŞirketiŞan Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Siyah-beyaz bir aile melodramının kendine has bir sıcaklığı vardır; Annemi Arıyorum da o çizgide yürüyor. Faruk Kenç, bir kızın evi terk eden annesini bulma çabasını İzmir'den İstanbul'un pansiyonlarına ve gazinolarına uzanan bir yolculuğa dönüştürüyor. Belgin Doruk'un taşıdığı masumiyet filmin kalbi. Sesinin Nevin Akkaya tarafından seslendirilmiş olması, Yeşilçam'ın o bildik dublaj geleneğini hatırlatıyor. Bugünün gözüyle melodram dozu yüksek gelebilir; ama aile sevgisi ve vefa üzerine kurulu bu hikâye, eski filmleri sevenlere içten bir akşam vaat ediyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Konusu bir annenin ailesini bırakıp gitmesi ve kızının onu araması; yani ağır bir aile meselesi. Film kumarhaneler, gazinolar, kıskançlık, aldatma ve kanunsuz işlerle dolu bir dünyada geçiyor. Küçük çocuklara uygun değil, onlara anlatmak da zor olabilir. Büyük gençler yetişkinlerle birlikte izleyebilir. Eski siyah-beyaz filmleri seven büyükler keyif alır; gençler ise temposunu ağır bulabilir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

1959 yapımı bu film, aileyi terk eden bir anne fikrini merkeze aldığı için dönemine göre dikkat çekici bir konuya dokunuyor. Hikâye, İzmir'deki aile evi ile İstanbul'un pansiyon, kumarhane ve gazino dünyası arasında bir karşıtlık kuruyor; büyük şehir, kıskançlığın, aldatmanın ve kanunsuz işlerin mekânı olarak çiziliyor. Annesini geri getirmek için yola çıkan genç kadın, dönemin aileyi bir arada tutma beklentisini açıkça yansıtıyor. Melodram çizgisinde annenin kendi bakış açısına ne kadar yer kaldığı sorusu bugünün izleyicisinin aklına gelebilir; ama bu bakış, 1950'lerin sonundaki aile ve ahlak anlayışını anlamak için değerli bir belge.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar