Europa

Europa

Film · 1991 · 15 kişi

Danimarkalı yönetmen Lars von Trier, savaş sonrası Almanya'da geçen tarihî dramı Europa'yı 1991'de çekti. Kuzey Amerika'da, Agnieszka Holland'ın Europa Europa (1990) filmiyle karışmaması için Zentropa adıyla gösterilmiştir. Von Trier'in üçüncü uzun metrajlı sinema filmi olan yapım, The Element of Crime (1984) ve Epidemic (1987) ile başlayan Europa üçlemesinin kapanışıdır. Danimarka öncülüğündeki film, altı Avrupa ülkesinden şirketlerin ortak yapımıdır. Cannes Film Festivali'nde üç ödül, Sitges Film Festivali'nde en iyi uzun metrajlı film ödülünü kazandı.

Amerika'da yaşayan idealist genç Leopold Kessler, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından Almanya'ya döner. Zentropa adlı tren şirketinde, amcasının yanında önemsiz bir işe girer. Trende başlayan bu yolculuk, kısa sürede aşk, tutku, sadakat ve ihanetle dolu karanlık bir deneyime dönüşür. Leopold'u Jean-Marc Barr canlandırır; Barbara Sukowa Katharina Hartmann, Ernst-Hugo Järegård Leopold'un amcası, Eddie Constantine ise Albay Harris rolündedir. Udo Kier ve Max von Sydow da kadrodadır. Film, Barr ile von Trier'in uzun iş birliği serisinin ilk adımıdır.

Senaryoyu von Trier, Niels Vørsel ile birlikte yazdı. Film Franz Kafka'nın Amerika romanından etkilenmiştir; adı da bu romana bir yankıdır. Müziği, von Trier'in o dönemki kayınbiraderi ve sık iş birlikçisi Joachim Holbek besteledi.

YönetmenLars von Trier

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Jean-Marc Barr Jean-Marc Barr Oyuncu · 66 yaşında Udo Kier Udo Kier Oyuncu · 81 yaşında vefat etti Barbara Sukowa Ernst-Hugo Järegård Eddie Constantine Erik Mørk Max von Sydow Baard Owe Jørgen Reenberg Michael Simpson Claus Flygare Dietrich Kuhlbrodt Anne Werner Thomsen Erno Müller Holger Perfort

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Von Trier'in Europa üçlemesini kapatan bu film, hikâyesinden çok biçimiyle akılda kalan bir iş. Trende başlayan yolculuk, Kafka'nın Amerika romanından gelen yabancılık duygusuyla birleşince Leopold'un etrafındaki dünya giderek bir kâbusa benziyor. Yönetmen atmosferi neredeyse hipnotik bir kararlılıkla kuruyor; Cannes'daki üç ödül ve Sitges'teki en iyi film ödülü de bu biçimsel cesaretin karşılığı. Zayıf tarafı ise karakterler: Leopold'un idealizmi bir fikir olarak işliyor ama bir insan olarak pek derinleşmiyor, bu yüzden seyirci onun başına gelenleri biraz uzaktan izliyor. Biçimi önemseyen izleyici için unutulmaz, karakter arayan için mesafeli bir deneyim.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, savaşın hemen ardından Almanya'ya dönen idealist bir genç üzerinden yenilmiş bir ülkenin ahlaki enkazına bakıyor. Amerika'da yaşayan Leopold'un dışarıdan gelen saf bakışı, savaş sonrası Almanya'da sadakat, suç ortaklığı ve ihanet sorularının ne kadar iç içe geçtiğini görmek için iyi bir mercek. Bir demiryolu şirketinin hikâyenin merkezinde durması da anlamlı; savaş yıllarının altyapısı ve onu işletenlerin sorumluluğu üzerine rahatsız edici çağrışımlar taşıyor. Ancak film tarihsel bir belge değil, stilize bir kâbus; dönemi gerçekçi biçimde anlamak isteyenlerden çok, savaşın bıraktığı vicdani soruları düşünmek isteyenlere hitap ediyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar