Dondurmam Gaymak

Dondurmam Gaymak

Film · 2005 · 3 kişi

Yüksel Aksu, bağımsız ruhlu Türk komedisi Dondurmam Gaymak'ı (uluslararası adıyla Ice Cream, I Scream) hem yazdı hem yönetti. Film 24 Kasım 2006'da sinemalarda gösterime girdi. Yeni Türk Sineması'nın sıcak örneklerinden sayılan yapım, biraz Bisiklet Hırsızları'nı, biraz da Latin Amerika'nın safdil filmlerini çağrıştırır. 25. İstanbul Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü aldı ve Türkiye'nin 79. Akademi Ödülleri'ndeki Yabancı Dilde En İyi Film adayı olarak gönderildi; ancak aday listesine giremedi.

Hikâye, 1990'larda Ege'de, Muğla'nın küçük bir sahil kasabasında geçer. Dondurmacı Ali Usta, çevresinin alaylarına aldırmadan büyük dondurma markalarına karşı mücadeleye girişir. Yerel televizyona bir reklam çektirir, borçla bir motosiklet alır ve arkasına taktığı römorkla köy köy dolaşıp dondurmasını tanıtır; peşinden de dondurmaya aç bir çocuk çetesi gelir. Köyün yaramaz çocukları motora göz diker ve bir fırsatını bulup onu çalar. Ali Usta, motoru çalanın büyük markalardan biri olduğunu düşünerek bayileri tek tek sorguya çekmeye başlar. Film, dev şirketlerin hâkimiyetini komik bir dille eleştirir ve silinmekte olan küçük esnafın değerlerine sahip çıkar.

Rolleri Turan Özdemir dışında profesyonel oyuncu olmayan, Muğla yöresinin insanları üstlenir. Memet Ali Alabora çekimlerden önce oyuncuları eğitmiş, çekimler sırasında da oyuncu danışmanlığı yapmıştır. Film büyük ölçüde yönetmenin kendi imkânlarıyla ve Muğla halkının bağışlarıyla finanse edilmiştir; senaryosu 2007'de Say Yayınları tarafından kitap olarak basılmıştır.

YönetmenYüksel Aksu
Dondurmam Gaymak

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Dondurmacı bir usta, peşinden koşan çocuklar ve bir motosiklet: bütün ailenin birlikte izleyebileceği tatlı bir komedi. Küçük esnafın büyük markalara karşı direnişi, çocukların da kolayca anlayacağı sade bir mesaj. Tek dikkat edilecek nokta şu: çocukların motoru çalması komik bir olay gibi anlatılıyor. Küçüklerle izlerken bunun şaka olmadığını bir cümleyle hatırlatmak iyi olur.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Bisiklet Hırsızları'na yapılan gönderme yerinde: bölge halkından oluşan bir oyuncu kadrosu, gerçek mekânlar ve hikâyeyi ateşleyen çalınmış bir taşıt. Yüksel Aksu ise bu yeni gerçekçi malzemeyi trajediye değil, sıcak bir güldürüye çeviriyor; filmin özgünlüğü de bu ton tercihinde. Turan Özdemir dışında profesyonel oyuncu olmaması doğallık kazandırıyor, ama bence ritmi de zaman zaman dengesizleştiriyor; bazı sahneler kurgu masasında biraz daha sıkılaştırılabilirdi. Büyük markalarla dalga geçen hiciv de yer yer fazla altı çizilerek veriliyor. Yine de İstanbul Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülü alan ve Oscar'a aday adayı gönderilen bir film için, bu kusurlar samimiyetin bedeli gibi duruyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, doksanlarda Muğla'nın küçük bir sahil kasabasında geçiyor; bu, büyük ulusal markaların taşradaki küçük üreticinin pazarına girdiği yılları anlatmak için isabetli bir seçim. Ali Usta'nın yerel televizyona reklam çekmesi, motoru krediyle alması, köy köy dolaşması, küçük esnafın büyük şirketlerin silahlarıyla onlara karşı koymaya çalışmasının sevimli bir resmi. Filmin kendisinin de büyük ölçüde yönetmenin ve Muğlalıların bağışlarıyla finanse edilmesi, anlattığı dayanışmayı perdenin dışında da sürdürüyor. Kaybolmakta olan bir esnaf kültürüne tutulan bu kayıt, bugün bir dönem belgesi olarak da okunabilir.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar