Gelibolu

Gelibolu

Film · 2005 · 3 kişi

Tolga Örnek'in yazıp yönettiği 2005 yapımı Türk belgeseli Gelibolu, yurt dışında Gallipoli adıyla gösterildi. Film, 1915 Çanakkale Savaşı'nı iki cepheden anlatır: bir yanda Türk askerleri, öbür yanda İngiliz askerleri ile Avustralya ve Yeni Zelanda Ordu Birliği'nin Anzakları. Film, savaşın 90. yıl dönümüne denk gelen 18 Mart 2005'te Türkiye'de vizyona girdi; Nisan ayında Yeni Zelanda ve Avustralya sinemalarında da gösterildi. Ana sponsor Doğuş Grubu'dur.

Anlatı, din, dil ve uyruk gözetmeden siperdeki askerlerin acılarını ve duygularını öne çıkarır. Hikâyeyi on ana karakterin mektupları ve günlükleri taşır: iki İngiliz, üç Yeni Zelandalı, üç Avustralyalı ve iki Türk. Seslendirme kadrosunda Jeremy Irons, Sam Neill ve Zafer Ergin ile birlikte Sungun Babacan ve Nüvit Candaner yer alır. Belgesel, o zamana dek gün yüzüne çıkmamış mektup, belge ve fotoğraflardan yararlanır.

Hazırlık yaklaşık altı yıl sürdü; yetmişin üzerinde arşiv taranıp 80 binden fazla fotoğraf incelendi ve 16 uluslararası tarihçiyle çalışıldı. İngiltere Kraliyet Savaş Müzesi, Avustralya Savaş Müzesi, Yeni Zelanda Kültür Bakanlığı ve Türk askeri müzeleri de katkı verdi. Film High Definition çekilip 35 mm'ye aktarıldı; Türkiye'de bu biçimde çekilen ilk belgesel olarak anılır. Yapımcı Hamdi Döker, yapım şirketi Ekip Film, görüntü yönetmeni Volker Tittel, müzik bestecisi Demir Demirkan'dır. Dağıtımı Özen Film üstlendi. Örnek daha önce Atatürk, Nemrut ve Hititler belgesellerini yönetmişti.

YönetmenTolga Örnek
Yapım ŞirketiEkip Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Gelibolu'nun asıl iddiası, savaşı ulusal bir destan olarak değil, siperlerde ortak bir acı olarak anlatmak. İki İngiliz, üç Yeni Zelandalı, üç Avustralyalı ve iki Türk askerin mektup ve günlükleri, karşı karşıya gelmiş insanları aynı insanlık durumunda buluşturuyor. Filmin savaşın doksanıncı yılında hem Türkiye'de hem Anzak ülkelerinde gösterime girmesi, onu bir ortak hafıza projesine dönüştürüyor. Bu yaklaşımın bir gerilimi de var: kahramanlık anlatısı bekleyen bir seyirci, din, dil ya da milliyet gözetmeyen bu bakışı yadırgayabilir. Bence filmin değeri de tam bu yadırgatıcılıkta; Çanakkale'yi iki taraftan aynı ciddiyetle dinlemeye çağırıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Bir arşiv belgeselinde asıl sinema, seçimde ve kurguda yapılır; Tolga Örnek'in yetmişi aşkın arşivden ve seksen bini aşkın fotoğraftan süzdüğü malzeme, bu açıdan filmin en büyük sermayesi. Anlatıyı on karakterin mektuplarına bağlamak, dağınık bir tarihe dramatik bir omurga kazandıran akıllıca bir yapı tercihi. Jeremy Irons ve Sam Neill gibi seslerin yer aldığı seslendirme kadrosu da metinlere ağırlık veriyor. Yine de mektup okumalarının fotoğraflar ve belgeler üzerine bindirildiği bu biçim, uzun soluklu izlemede tekdüzeleşme riskini taşıyor; ritmi büyük ölçüde Demir Demirkan'ın müziği ve kurgunun temposu taşımak zorunda kalıyor. Yüksek çözünürlükle çekilip otuz beş milimetreye aktarılması ise, belgeselin sinema salonu için düşünüldüğünü gösteriyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Çanakkale'yi anlatan, ortaokul ve lise çağındaki çocuklarla izlenebilecek değerli bir belgesel. Mektuplar sayesinde tarih, ezber bilgiden çıkıp insan hikâyesine dönüşüyor. Ancak siperlerdeki acıyı öne çıkarıyor; savaşın gerçek fotoğrafları küçük çocukları üzebilir. Ağır bir konu, bu yüzden bir yetişkinle izlemek ve sonra sorularını konuşmak en iyisi.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar