Mağlup Edilemeyenler

Mağlup Edilemeyenler

Film · 1976 · 4 kişi

Atıf Yılmaz, Erler Film imzalı Türk filmi Mağlup Edilemeyenler'i ("The Unconquerable") 1976'da yönetti. Senaryoyu Yılmaz, Erdoğan Tünaş'la birlikte yazdı. Renkli ve 83 dakikalık film macera, dram ve politik öğeleri bir araya getirir; merkezinde basın özgürlüğü, rüşvet ve yolsuzluk gibi konular vardır. Cüneyt Arkın, bu filmdeki rolüyle 13. Antalya Film Festivali'nde En Başarılı Erkek Oyuncu ödülünü aldı.

Murat Sözeri (Cüneyt Arkın), Hürriyet gazetesinde çalışan başarılı bir gazetecidir. Aysel (Müjde Ar) adlı genç bir kız üç erkek tarafından kaçırılıp saldırıya uğrar. Murat, fotoğrafçı arkadaşı Nuri'den (Şevket Altuğ) aldığı bilgilerle olayı gazetesinde haberleştirir; ancak Nuri ile komiser olayı çarpıtınca Aysel suçlu konumuna düşer. Hatasını telafi etmek isteyen Murat gerçeği açığa çıkarmaya uğraşır. Peşini bırakmadığını gören suçlular gazeteye baskı yapınca istifa eder ve küçük bir mekânda kendi sokak gazetesini çıkararak adaletsizlikleri halka duyurmaya karar verir.

Kadroda Hayati Hamzaoğlu (Ökkeş), Seyhan Karabay (Suat), Turgut Boralı (Arif Göksu), Kenan Pars (Hasan Yurt) ve Saltuk Kaplangı (yazı işleri müdürü) gibi isimler de yer alır. Yapımcı Türker İnanoğlu, müzik Seyhan Karabay, görüntü yönetmeni ise Çetin Gürtop'tur.

YönetmenAtıf Yılmaz
Yapım ŞirketiErler Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Cüneyt Arkın adı geçince akla hemen dövüş sahneleri geliyor, ama burada hikâyenin merkezinde kalem var. Gerçeğin peşine düşen bir gazeteci, işin içine baskı ve yolsuzluk girince sağlam bir gerilim zemini kuruluyor. Kaçırılan genç bir kız, çarpıtılan bir haber, istifa: riskler kişisel ve büyük. Macera ile dram arasındaki dengede bazı bölümler ağır akabilir. Yine de Arkın'ın Antalya'da ödül aldığı bir performans, görmeye değer.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

1970'lerin ortasında basın özgürlüğü, rüşvet ve yolsuzluğu merkeze alan bir film çekmek dikkat çekici bir tercih. Atıf Yılmaz ve Erdoğan Tünaş, kahramanlarını gerçek bir gazetenin çalışanı yaparak hikâyeyi gündelik hayata yaklaştırıyor. Bir haberin nasıl çarpıtılabileceği ve saldırıya uğramış genç bir kadının nasıl suçlu konumuna düşürülebileceği sorusu bugün de güncelliğini koruyor. Murat'ın baskı karşısında istifa edip küçük bir mekânda kendi sokak gazetesini çıkarması, kurumsal basına duyulan güvensizliğin ve bireysel direnişin bir ifadesi olarak okunabilir. Politik öğeler zaman zaman macera kalıplarının içinde yumuşasa da film kendi döneminin kaygılarını açıkça taşıyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Konusu ağır: genç bir kızın kaçırılıp saldırıya uğraması hikâyenin çıkış noktası. Bu yüzden küçük çocuklarla izlemenizi önermem. Lise çağındaki gençler için ise haberin çarpıtılması, doğruyu savunmak ve haksızlığa boyun eğmemek üzerine konuşmak için iyi bir fırsat olabilir. Cüneyt Arkın ve Müjde Ar, evin büyüklerinin de ilgisini çeker. İzlemeden önce konuyu bilerek oturun.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar