Seven Ne Yapmaz

Seven Ne Yapmaz

Film · 1970 · 9 kişi

Müzikle iç içe geçen bir aşk dramı olarak anlatılan Türk filmi Seven Ne Yapmaz, 1970'te çekildi. Yönetmen koltuğunda Orhan Aksoy oturur; senaryoyu Erdoğan Tünaş, Kerime Nadir'in bir eserinden yola çıkarak kaleme almıştır. Yapım şirketi Arzu Film, yapımcı ise Nahit Ataman'dır. Başrolleri Hülya Koçyiğit ile Kartal Tibet paylaşır.

Hikâyenin merkezinde Fikret adında genç bir müzisyen vardır. Askerlik arkadaşlarının kurduğu orkestraya katılmak için İstanbul'a gelir. Kentteki ilk işi, zengin armatör Osman'ın nişanlısı Sevda'nın doğum günü kutlamasında çalmaktır. Sonrasında bir gazinoda sahneye çıkmaya başlar ve Sevda onu dinlemek için gazinoya uğrar. Bunu fark eden Osman, Fikret'e zarar verir; Sevda da bu yüzden nişanlısından ayrılıp Fikret'le yeni bir birliktelik kurar. Terk edilmeyi kabullenemeyen Osman ise çifti birbirinden uzaklaştırmanın peşine düşer. Film, ayrı düşen iki sevgilinin zaman içinde yeniden kavuşmasını işler.

Sevda'yı Hülya Koçyiğit, Fikret'i Kartal Tibet, Osman'ı ise Metin Serezli canlandırır. Kadroda ayrıca Münir Özkul Kazım Baba rolünde, Nubar Terziyan Ferit Bey rolünde, Zeynep Tedü ve Esin Engin de solist olarak yer alır. Müziği Metin Bükey, görüntü yönetmenliğini Mike Rafaelyan üstlenmiştir. Dönemin dublaj uygulamasına uygun olarak Kartal Tibet'i Hayri Esen, Hülya Koçyiğit'i Jeyan Mahfi Tözüm seslendirmiştir.

YönetmenOrhan Aksoy
Yapım ŞirketiArzu Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Hülya Koçyiğit ile Kartal Tibet'i bir Kerime Nadir uyarlamasında buluşturmak, Yeşilçam'ın romantik damarının özünü yakalamak demektir. Ayrı düşen sevgililer, araya giren kıskanç ve zengin bir rakip, sonunda kavuşmayı bekleten bir hasret: bu kalıp, o yılların seyircisi için tanıdık ama içten bir masaldı. Müziğin hikâyenin merkezinde durması, kahramanın bir gazino sahnesinde şarkı söylemesi de filme dönemin sıcak havasını katıyor. Bugünün gözüyle saf bulunabilir, ama bu saflığın içinde vefaya ve sadakate duyulan inanç, eski filmleri hâlâ değerli kılan şeydir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Hikâyenin çatışması, 1970 Türkiye'sinin tanıdık bir karşıtlığı üzerine kurulu: bir yanda varlıklı bir armatör, öte yanda askerlik arkadaşlarının kurduğu orkestrayla geçimini sağlamaya çalışan genç bir müzisyen. Fikret'in iş ve gelecek için İstanbul'a gelmesi, dönemin büyük kente yönelen hareketliliğini yansıtıyor; gazino ise hem eğlencenin hem de sınıflar arasındaki temasın mekânı olarak öne çıkıyor. Osman'ın terk edilmeyi kabullenemeyip çifti ayırmaya çalışması, paranın ilişkiler üzerinde kurmak istediği gücü gösteriyor. Film bu karşıtlığı derinlemesine sorgulamasa da dönemin değer yargılarını okumak için iyi bir pencere.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Erdoğan Tünaş'ın Kerime Nadir'den uyarladığı senaryo, dönemin romantik melodramlarının bilinen iskeletine sadık kalıyor: ayrılık, kötü niyetli rakip, geç gelen kavuşma. Bu iskelet sağlam ama sürprize pek yer bırakmıyor; Osman gibi bir karakterin tek boyutlu bir engel olarak kalma riski yüksek. Müziğin hikâyenin içine yerleştirilmesi akıllıca, çünkü gazino sahneleri gerekçesini anlatının kendisinden alıyor; yine de şarkı bölümleri anlatıyı yer yer durdurabilir. Bir de dönemin dublaj uygulaması var: Kartal Tibet'i Hayri Esen'in, Hülya Koçyiğit'i Jeyan Mahfi Tözüm'ün seslendirmesi, ekrandaki performansların aslında iki sanatçının ortak işi olduğunu hatırlatıyor ve oyunculuğu değerlendirirken bunu hesaba katmak gerekiyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar