Yarınsız Adam

Yarınsız Adam

Film · 1976 · 3 kişi

Yarınsız Adam, Remzi Jöntürk'ün 1976'da çektiği politik bir dramdır ve yönetmenin üçlemesinin ilk halkasıdır; üçlemeyi 1977 tarihli Satılmış Adam ile Yıkılmayan Adam tamamlar. Film, politik, macera ve dram türlerini bir araya getirir; yaklaşık 84 dakika sürer ve renklidir. Yönetmen koltuğunda Jöntürk'le birlikte İhsan Yurdakul da anılır. Senaryo Mehmet Aydın'a, yapımcılık Deniz Kalkavan'a ve Kalkavan Film'e aittir.

Hikâye, yoksulluk içinde büyümüş, sokakta yaşayan Murat Demir'in (Cüneyt Arkın) çevresinde gelişir. Murat arkadaşı Kemal ve sevdiği kız Zeliş (Betül Aşçıoğlu) ile aynı sokaklarda tutunmaya çalışır. Açlık ikisini hırsızlığa sürükler; polisten kaçarken arkadaşına yardım eden Murat bunun bedelini ağır öder ve hapse düşer, cezaevinde işlediği başka bir suç da hükmünü uzatır. Hapisten çıktığında kaderini paylaşan sokak çocuklarına el uzatmak için kanunsuz işlere girişir. Küçük Murat'ı Levent İnanır canlandırır; Bilal İnci Baba rolündedir. Kadroda ayrıca Macit Flordun, Orhan Alkan, İhsan Baysal, Yüksel Gözen, Mine Sun ve konuk oyuncu olarak Feridun Çölgeçen yer alır.

Film, olayları yoksulluktan çıkıp suça sürüklenmiş bir adamın gözünden gösterir ve Türkiye'de zengin ile yoksul arasındaki uçurumu, düzenin eşitsizliğini öne çıkarır. Jöntürk'ün diğer politik filmlerindeki gibi sosyalist bir mesaj taşır ve bunu bazı sahnelerde oldukça keskin biçimde dile getirir: Murat'ın arabasına binen yoksul küçük bir çocuk, zenginlerle yoksulların arkadaş olamayacağını, çünkü zenginlerin yoksulların duygularını anlayamayacağını açıkça söyler.

YönetmenRemzi Jöntürk
Yapım ŞirketiKalkavan Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Remzi Jöntürk'ün üçlemesinin bu ilk halkası, Cüneyt Arkın'ı kahramanlığından çok vicdanıyla öne çıkaran yapımlardan. Yoksulluk içinde büyümüş bir adamın hapisten çıktıktan sonra kendi kaderini paylaşan sokak çocuklarına sahip çıkması, Yeşilçam'ın o bildik ama hâlâ insana dokunan ahlaki merkezini taşıyor. Zeliş'e duyulan aşk da filmin sert dünyasına bir parça sıcaklık katıyor. Yalnız şunu söylemeli: mesaj zaman zaman öyle açık veriliyor ki, incelikten çok bir kürsü havası seziliyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

1976 yapımı film, Türkiye'de zengin ile yoksul arasındaki uçurumu suça itilmiş bir adamın gözünden anlatıyor; bu yönüyle dönemin siyasal sinemasının tipik bir örneği. Açlığın hırsızlığa, hırsızlığın hapse, hapsin de yasa dışı işlere uzanan bir zincire dönüşmesi, suçu bireysel bir kusurdan çok toplumsal bir sonuç olarak okumaya çağırıyor. Sokak çocuklarının hikâyedeki yeri de bu açıdan önemli: yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarıldığını hatırlatıyor. 1970'lerin keskin toplumsal ayrışmalarının sinemaya nasıl yansıdığını anlamak isteyen biri için belge değeri taşıyan bir yapım.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Jöntürk'ün siyasal filmlerinde sık görülen bir sorun burada da var: tez, dramaturjinin önüne geçiyor. Karakterler çoğu zaman birer insandan çok birer konumu temsil ediyor; zengin ile yoksul arasındaki karşıtlık diyaloglarda doğrudan söylendiği için, görüntüye ve kurguya bırakılabilecek anlam boşa harcanıyor. Öte yandan 84 dakikalık süre, siyaset, macera ve dramı aynı çatı altında tutmaya çalışan bir anlatı için şaşırtıcı derecede derli toplu. Toplam etki, tek başına bir filmden çok bir üçlemenin açılış bölümünü andırıyor; Satılmış Adam ve Yıkılmayan Adam'la birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı bir bütüne dönüşüyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar