İstanbul’un Kızları

Film · 1964 · 3 kişi

Halit Refiğ'in yönetmen koltuğunda oturduğu siyah beyaz Türk filmi İstanbul'un Kızları, 1964'te çekildi. Film 35 mm çekilmiştir ve dram ile polisiye türlerini bir araya getirir. Hikâye, hafta sonunu geçirmek için küçük bir sahil kasabasına giden gençlerle, onları sevmeyen yöre halkı arasındaki çatışmanın üzerine kurulur. Anlatının çevresinde yazlık bir ev, parti, kıskançlık ve cinayet gibi unsurlar dolaşır.

Kadronun başında Cüneyt Arkın (Semih) ile Nilüfer Aydan (Ayten) gelir. Sevda Ferdağ Leyla'yı, Önder Somer Ekrem'i, Selma Güneri Filiz'i canlandırır; Meral Sayın (Nevzat), Suphi Tekniker (Zeki) ve Gürel Ünlüsoy (Özcan) genç grubun diğer yüzleri arasındadır. Memduh Ün komiseri, Hayati Hamzaoğlu ise Çakal Nuri'yi oynar. Ertuğrul Bilda ile Handan Adalı, Leyla'nın anne babası olarak görünür; kadroda ayrıca Rengin Arda (Raziye), Tülin Elgin (Helga), Devlet Devrim (Şükran), Dinçer Sümer (Muammer), Cenk Er (Oktay), Tunç Oral (Tarık), Ahmet Turgutlu (Dümbelek Osman) ve Özdemir Aydın (Balyoz İbrahim) bulunur.

Senaryoyu Bülent Oran ile Halit Refiğ birlikte yazmış, yapımcılığı da Refiğ üstlenmiştir. Görüntü yönetmeni Mustafa Yılmaz'dır; yapım Nil-Ay Film ve Uğur Film imzası taşırken, Acar Film hazırlık aşamasında yer almıştır. Birçok oyuncunun sesi ayrı sanatçılara aittir: Cüneyt Arkın'ı Hayri Esen, Nilüfer Aydan'ı Jeyan Mahfi Tözüm, Sevda Ferdağ'ı ise Alev Koral seslendirmiştir.

YönetmenHalit Refiğ
Yapım ŞirketiNil-Ay Film, Uğur Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

İstanbul'un Kızları, 1960'ların ortasında kentli gençlik ile taşra arasındaki mesafeyi bir hafta sonu tatili üzerinden ele alıyor. Sahil kasabasına giden gençlerle onları istemeyen yöre halkı arasındaki çatışma, değişen eğlence anlayışının ve yazlık kültürünün yarattığı sürtüşmeyi akla getiriyor. Parti, kıskançlık ve cinayetin bu zemine oturtulması, toplumsal gerilimi polisiye bir kurguyla birleştiriyor. Bülent Oran ile birlikte senaryoyu yazan ve yapımcılığı da üstlenen Halit Refiğ, kalabalık genç kadrosuyla dönemin kent gençliğine bir ayna tutuyor. Bugünün gözüyle, kentli gençler ile kapalı kasaba karşıtlığı biraz şematik görünebilir.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Cüneyt Arkın'ı, Sevda Ferdağ'ı, Selma Güneri'yi ve Memduh Ün'ü aynı filmde görmek bile insanı o siyah-beyaz yıllara götürüyor. Halit Refiğ'in imzası da ayrı bir güvence. Bir de bugünün izleyicisine şaşırtıcı gelebilecek bir gelenek var: birçok oyuncunun sesi başka sanatçılara aittir. Cüneyt Arkın'ı Hayri Esen, Sevda Ferdağ'ı Alev Koral seslendirmiş. Bu sesler, Yeşilçam'ın kulaklarımızda kalan tınısıdır. Cinayetli polisiye yanı ise benim gibi sıcak hikâyeleri sevenlere biraz sert gelebilir.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Hafta sonu tatili, bir parti, kıskançlık ve bir cinayet: polisiye bir gerilim için iyi malzeme. Gençlerle yöre halkı arasındaki çatışma da kâğıt üstünde tansiyonu baştan kuruyor. Yalnız kadro o kadar kalabalık ki karakterleri takip etmek zor olabilir, dram tarafı da hareket bekleyene ağır gelebilir. Cüneyt Arkın'ın Semih'i ise izlemek için iyi bir sebep.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar