Karanlıkta Dans

Karanlıkta Dans

Film · 2000 · 3 kişi

Lars von Trier, Karanlıkta Dans (Dancer in the Dark) adlı müzikal psikolojik trajediyi 2000'de yazıp yönetti. Danimarka, İsveç ve Almanya dahil pek çok ülkenin ortak yapımı olan film, Danimarka çıkışlı Dogme 95 akımından esinlenen el kamerası çekimini, 1950'ler ve 60'ların Amerikan müzikallerinin üslubuyla bir araya getirir. Von Trier'in "Altın Kalp" üçlemesinin Dalgaları Aşmak (1996) ve Gerizekalılar (1998) ardından gelen üçüncü ve son filmidir. Cannes'da Altın Palmiye'yi kazanması filmin en bilinen başarısıdır.

Öykünün merkezinde, Amerika'da fabrikada çalışan Çek göçmen Selma Jezkova vardır. Selma, kalıtsal bir göz hastalığı yüzünden görme yetisini yitirmektedir; aynı hastalığın küçük oğluna geçeceğini bildiği için kazandığı her parayı onun ameliyatı için kenara koyar. Selma'yı İzlandalı şarkıcı Björk canlandırır. Kadroda Catherine Deneuve, David Morse, Peter Stormare, Joel Grey, Jean-Marc Barr ve Udo Kier da var.

Film müziği Selmasongs adıyla albüm olarak çıktı; müziğin büyük kısmı Björk'ündür, sözlerin bir bölümünü von Trier ile Sjón yazdı. Björk ve Thom Yorke'un seslendirdiği "I've Seen It All", En İyi Özgün Şarkı Oscar'ına aday oldu ama ödülü Bob Dylan'ın Wonder Boys şarkısı aldı. Film Björk'e Cannes'da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü de kazandırdı; eleştirmenler filmde ayrışsa da Björk'ün performansı geniş ölçüde övüldü.

YönetmenLars von Trier
Yapım ŞirketiCanal+

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Lars von Trier, Dogme 95'ten esinlenen titrek el kamerasını 1950'lerin Amerikan müzikallerinin üslubuyla buluşturarak cüretkâr bir biçim çatışması kuruyor. Ham, neredeyse belgesel dokulu sahnelerle müzikal numaralar arasındaki gerilim, filmin hem en özgün hem de en tartışmalı yanı. Björk'ün performansı Cannes'daki En İyi Kadın Oyuncu ödülünü fazlasıyla hak ediyor; savunmasız, sahici ve yer yer dayanılmaz derecede yoğun. Ama von Trier'in kahramanının acısını durmadan büyüten tavrı seyirciyi duygusal olarak köşeye sıkıştırıyor ve bu zaman zaman manipülasyon gibi hissettiriyor. 140 dakika da bu yükü taşımak için uzun. Altın Palmiye'yi kazanması şaşırtıcı değil; eleştirmenlerin ikiye bölünmesi de öyle.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film aileyle rahatça izlenecek bir film değil. Görme yetisini kaybeden bir annenin, oğlunun ameliyatı için para biriktirmesini anlatıyor. Çok ağır bir trajedi. Şarkılar var ama neşeli bir müzikal sanmayın. Süresi 140 dakika, çocuklar için çok uzun. Björk'ün oyunculuğu çok etkileyici. Yetişkinler, hüzünlü bir filme hazır olduklarında açabilir. Mendiller hazır olsun.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Görme yetisini yitiren, kazandığı her kuruşu oğlunun ameliyatı için biriktiren bir anne... Bu hikâye, Yeşilçam'ın en dokunaklı melodramlarına çok yakın bir yürek taşıyor. Ama anlatım bize hiç benzemiyor: titreyen kamera, alışılmadık bir müzikal düzen ve insanın içini daraltan bir sertlik. Björk, Selma'yı öyle içten oynuyor ki eski usta oyuncuların saflığını hatırlatıyor. Thom Yorke ile seslendirdiği şarkı da uzun süre akılda kalıyor. Yine de film benim için fazla acımasız; acıyı göstermekte sınır tanımıyor ve izleyene nefes alacak pek yer bırakmıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar