Mektup

Mektup

Film · 1997 · 4 kişi

Ali Özgentürk'ün yazıp yönettiği Türk draması Mektup 1997'de çekildi. Duygusal bir hikâye anlatan film, kayıp bir babanın izini süren bir adamın İstanbul'daki yolculuğunu konu alır. Yapımcılığını Mine Vargı ile Özgentürk'ün üstlendiği film, Filma Cass ve Asya Film imzası taşır; renkli ve 35 mm olarak çekilmiş, yaklaşık 100 dakika sürmüştür. 26 Eylül 1997'de vizyona girmiştir.

Başrolde Tarık Akan'ın canlandırdığı Ragıp vardır. Ragıp, küçükken annesiyle Amerika'ya yerleşmiş, orada evlenmiş ve nükleer alanda bilimsel çalışmalar yürüten bir mühendistir. Yıllar sonra babasını aramak için İstanbul'a gelir. Bir dedektif gibi iz sürerken yabancısı kaldığı memleketini de tanıma fırsatı bulur; bu sırada kendisine bir rock şarkıcısı kız rehberlik eder.

Kadroda Zişan Uğurlu (Nilüfer), Necdet Mahfi Ayral (Onat Usta), Suna Selen (eski güzellik kraliçesi), Cüneyt Gökçer (Adnan), Ahmet Mekin (iş adamı), Nail Çakırhan (baba), Jessica Campbell (Ragıp'ın karısı), Selma Köksal Çekiç (Ragıp'ın annesi), Muammer Esi (general) ve Başak Köklükaya gibi isimler yer alır. Görüntü yönetmeni Mirsat Herovic, müzik imzaları ise H. Cihat Örter ile Anouar Brahem'dir.

YönetmenAli Özgentürk
Yapım ŞirketiFilma Cass, Asya Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Ali Özgentürk'ün yazıp yönettiği Mektup, kayıp bir babanın izini süren bir adamın hikâyesini dedektif kurgusuyla yol filmi arasında bir yere yerleştiriyor. Bu yapı, arayışı bir kent keşfine dönüştürmeye elverişli: Ragıp babasını ararken yabancısı kaldığı memleketi de yeniden tanıyor. Amerika'da nükleer alanda çalışan bir mühendisin bakışı, İstanbul'u dışarıdan gözlemlemek için akıllıca bir mercek. Kadronun genişliği ise iki ucu keskin bir tercih; Cüneyt Gökçer, Suna Selen, Ahmet Mekin gibi isimlerin kısa duraklar hâlinde geçmesi anlatıyı epizodik kılabilir. Mirsat Herovic'in görüntüleri ile Anouar Brahem ve H. Cihat Örter'in müzik imzaları, filmin atmosfere önem verdiğini düşündürüyor. Duygusal yoğunluğu tempoya tercih eden bir film.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Tarık Akan'ı bu kez yıllar sonra memleketine dönüp babasını arayan bir adam olarak izlemek, onun sinemamızdaki yolculuğuna dokunaklı bir ek gibi geliyor. Babanın izini sürmek, kökleri aramak; bunlar edebiyatın da sinemanın da en eski ve en sıcak konuları. Cüneyt Gökçer, Ahmet Mekin ve Suna Selen gibi köklü isimleri aynı kadroda görmek ayrı bir sevinç. Ragıp'a rehberlik eden rock şarkıcısı genç kız, eski ile yeni İstanbul'un karşılaşmasını sezdiriyor. Kalbi olan, sessiz bir arayış filmi.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Kâğıt üzerinde dedektif gibi iz süren bir adam ve İstanbul sokakları var, bu da merak uyandırıyor. Ama bu bir gerilim filmi değil; duygusal bir arayış ve memleketi yeniden tanıma hikâyesi. Tempo arıyorsanız yaklaşık 100 dakika uzun gelebilir. Kovalamaca ve sürpriz bekleyenler için fazla sakin bir rota olabilir; sabırlı, ağır akan bir dram istediğiniz bir akşam açın.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar