Trans-Europ-Express

Trans-Europ-Express

Film · 1966 · 3 kişi

Alain Robbe-Grillet, kendi senaryosundan siyah-beyaz Fransız-Belçika ortak yapımı Trans-Europ-Express'i 1966'da çekti. Deneysel sinemanın örneklerinden sayılan film yaklaşık 94 dakika sürer; Fransızca ve Felemenkçe konuşulur. Adını, o dönemde Avrupa'yı bir uçtan bir uca bağlayan uluslararası demiryolu ağı Trans Europ Express'ten alır. Fransa'da 1967'de gösterime çıkan film, Almanca konuşulan ülkelerde ilk kez 29 Haziran 1967'de sinemalara geldi. Yönetmen filmde bizzat rol de almıştır.

Yapı iki katmanlıdır. Çerçeve hikâyede bir sinema ekibi, Antwerp'e giden bir trende yeni bir film için olay örgüsü tasarlar. Ekibin kurguladığı hikâye, filmin içindeki filme dönüşür: Paris'ten Antwerp'e kokain taşıyan acemi bir kaçakçı olan Elias'ın ve bir fahişenin serüvenidir bu. Ne var ki öykü, onu yazanların çizdiği çerçevede kalmaz; yaratıcılar olaylara ancak kısmen müdahale edebilir, kahramanları ise bazen kendi bildiğini okur. Başrollerde Jean-Louis Trintignant ile Marie-France Pisier hem filmin kahramanlarını hem de kendilerini oynar ve bu iki rol arasında çoğu zaman fark edilmeden geçiş yaparlar. Kadroda Catherine Robbe-Grillet, Charles Millot, Christian Barbier ve Daniel Emilfork da vardır.

Film, deneysel sinema, polisiye, gerilim, kara komedi ve melodramı; erotizm, bağlanma imgeleri, paradoks ve şaka unsurlarıyla iç içe geçirir.

YönetmenAlain Robbe-Grillet

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Alain Robbe-Grillet'nin filmi, anlatının nasıl kurulduğunu izleyicinin gözü önünde tartışmaya açan bir deney. Trende yeni bir film tasarlayan ekip ile onların uydurduğu kaçakçı hikâyesi arasındaki geçişler, yazar ile karakter arasındaki ilişkiyi bir oyuna çeviriyor; karakterlerin zaman zaman kendi bildiğini okuması bu oyunun en eğlenceli tarafı. Jean-Louis Trintignant ile Marie-France Pisier'nin hem rollerini hem de kendilerini oynaması, sınırı fark ettirmeden aşan zekice bir buluş. Siyah-beyaz görüntüler soğuk ama bilinçli bir mesafe kuruyor. Sorun şu ki film, zekâsını sergilerken izleyiciye keyif alacak alan pek bırakmıyor; polisiye, kara mizah ve erotizm arasında gidip gelen yapı kimi yerde kendi oyununa kapılıp kalıyor. Biçimle ilgilenen izleyici için yine de değerli bir çalışma.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Kokain kaçakçılığı, Paris'ten Antwerp'e bir tren yolculuğu... Kulağa harika bir gerilim gibi geliyor ama öyle değil. Film sürekli durup hikâyeyi uyduran ekibe dönüyor, olaylar tam ısınırken bozuluyor. Bunun bilinçli bir oyun olduğu belli; yine de gerilim arayan biri için fazla mesafeli. Deneysel sinema meraklılarına bırakıyorum.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film aile için uygun değil. Erotik sahneler ve bağlanma imgeleri var, konu da uyuşturucu kaçakçılığı ve bir fahişe etrafında dönüyor. Üstelik anlatımı karışık; hikâyenin içinde başka bir hikâye anlatılıyor ve takip etmek yetişkinler için bile zor. Deneysel sinemayla ilgilenen yetişkinlerin işi; çocuklarla da aile büyükleriyle de izlenecek bir film değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar