Babam

Babam

Film · 2017 · 12 kişi

Türk dramı Babam, baba-oğul ilişkisi üzerinden kabullenmeyi ve değişimi anlatır; 6 Ekim 2017'de gösterime girdi. Yönetmen Nihat Durak, senaryoyu Nail Pelivan ile birlikte kaleme almıştır. 130 dakikalık film, salonlarda yaklaşık 171 bin kişi tarafından izlenmiş ve yaklaşık 2 milyon lira hasılat getirmiştir. Yapımı Fono Film ile Durak Film üstlenmiş, dağıtımı UIP yapmıştır.

Hikâyenin kahramanı, sardalya konservesi üreten bir fabrikanın sahibi Yusuf Tunalı'dır (Çetin Tekindor). Fabrikası batma noktasındayken karısını yitirir ve zihinsel engelli oğlu Arif'le (Berker Güven) yalnız kalır. Yıllardır oğlunu engeli yüzünden kabullenememiş olan Yusuf için bu, çok ağır bir sınavdır. Tayini çıkmayan genç öğretmen Feride (Melisa Şenolsun) fabrikada iş bulunca tablo değişir: Arif, Feride'nin ilgisiyle yavaş yavaş içine kapandığı kabuktan çıkar, Yusuf'un oğluna bakışı da bu arada dönüşür. Üçlünün yaşadıkları onları birbirine yaklaştırır; Yusuf içindeki iyi insanı çıkarır, üstlendiği sorumluluklar da onu şaşırtıcı kararlara iter. Kadroda ayrıca Ebru Şahin, Cezmi Baskın, Erkan Kolçak Köstendil, Cansu Fırıncı, Seray Gözler ve Serap Önder yer alır.

Çekimlere 2017 Temmuz'unun sonlarında Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde başlanmış, yaklaşık altı hafta sonra Ağustos sonunda tamamlanmıştır. Proje başlangıçta Sardalya Kokusu adıyla anılmış, çekimlerin son haftasında senarist adın Babam olarak değiştiğini duyurmuştur. Görüntü yönetmeni Ege Ellidokuzoğlu, kurgucu Erkan Tekemen, yapımcı Filiz Üstün Durak'tır.

YönetmenNihat Durak
Yapım ŞirketiFono Film, Durak Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Fabrikası batma noktasındaki Yusuf'un yıllardır kabullenemediği oğlu Arif'le yüzleşmesi, eski Türk filmlerinin baba-evlat dramlarını hatırlatan sıcak bir hikâye. Merkezde kabullenme ve dönüşüm var; böyle bir ahlaki merkez değerli. Çetin Tekindor'un baba rolündeki ağırlığı filme tutunacak bir dal veriyor. Elbette duygusal anların biraz tanıdık ve yönlendirici kalabileceği söylenebilir; yine de içtenlik baskın. Bir baba ile oğul arasındaki köprünün yavaş yavaş kurulduğunu görmek, eski sinemanın bize en sevdirdiği şeylerden biriydi; burada da o sevgi yerini buluyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Zihinsel engelli bir çocuğun babası tarafından yıllarca kabullenilememesi, engelliliğe dair toplumsal tutumları sorgulayan bir çerçeve sunuyor. Yusuf eşini yitirmiş, fabrikası batma noktasında ve oğluyla yalnız kalmış; ekonomik baskı ile aile içindeki kabullenme sorunu iç içe geçiyor. Filmin gücü, bu temayı geniş bir toplumsal analizle değil, bir baba-oğul yakınlaşmasıyla işlemesi. Zayıf tarafı, değişimin büyük ölçüde genç bir öğretmenin ilgisine bağlanması: gerçek hayatta bu dönüşüm genellikle daha yavaş ve zordur; yine de film bu konuyu görünür kılıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Babam, bir kabullenme hikâyesini klasik bir çizgiyle kuruyor: kayıp, yüzleşme, dönüşüm. Çetin Tekindor ile Berker Güven ikilisi duygusal yükü taşıyor ve film bunu büyük ölçüde oyunculuk üzerinden yapıyor. Dramaturji ise öngörülebilir; duygusal ödüller erken ve kolay verilince sürpriz kalmıyor; hikâye tahmin edilen yöne akıyor. 130 dakika, bu kadar düz bir yay için biraz geniş olabilir. Sevgi dolu bir niyet ve temiz bir zanaat var, yenilik arayan göz ise çok bir şey bulamaz. Kurgu ve görüntü işleri temiz, ama anlatıya kişilik katan cesur bir tercih göze çarpmıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar