Yusuf ile Kenan

Yusuf ile Kenan

Film · 1979 · 3 kişi

Yusuf ile Kenan, Ömer Kavur'un yönettiği 1979 yapımı bir Türk dramı. Film, toplumun itilmişleri arasından çekip çıkardığı iki çocuğun öyküsünü yalın ve etkili bir sinema diliyle anlatır; kentte tutunmaya çalışan çocukların çaresizliği, filmi bir büyük şehir yabancılaşması hikâyesi hâline getirir. Yapımı Çağdaş Araştırma Grubu ile Alfa Film üstlenmiş, film 35 mm ve renkli çekilmiştir. İlk gösterimi 16 Ocak 1979'da yapıldı. Uluslararası alanda da kabul gören yapım, aralarında Milano Film Festivali büyük ödülünün bulunduğu pek çok ödül kazandı.

Babaları gözlerinin önünde kan davasına kurban giden iki kardeş, çareyi İstanbul'a kaçmakta bulur. Koca kentte Ali Amcalarını aramalarına rağmen bulamazlar; sefalet içinde sokaklarda geçen günlerin ardından yolları bir çocuk çetesiyle kesişir. Ağabey Yusuf çete reisi Çarpık Kerem'in sağ kolu olup yasa dışı işlere karışır; küçük Kenan ise dürüstlükten yana durur ve alın teriyle bir iş bulmaya çabalar. Yusuf'u Cem Davran, Kenan'ı Tamer Çeliker canlandırır; ikisi de henüz çocuk yaştadır. Çarpık rolünde Hakan Tanfer, Çeto'da Şevket Avşar, Cenk/Böcek'te Yalçın Avşar yer alır.

Senaryoyu Kavur, Onat Kutlar ile birlikte yazmış; yapımcılığı Necip Sarıcıoğlu ile paylaşmıştır. Görüntü yönetmeni Güneş Karabuda'dır. Film yaklaşık 80 dakika sürer.

YönetmenÖmer Kavur
Yapım ŞirketiÇağdaş Araştırma Grubu, Alfa Film
Yusuf ile Kenan Yusuf ile Kenan

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Ömer Kavur'un Yusuf ile Kenan'ı, Yeşilçam'ın gözyaşına boğulan kimsesiz çocuk hikâyelerinden çok farklı bir yerde duruyor; acıyı abartmadan, yalın bir dille anlatıyor. İki kardeşten biri yanlış yola saparken öbürünün dürüstlükten yana durması, eski ahlak masallarının en güzel damarını hatırlatıyor ama vaaz vermiyor. Henüz çocuk yaştaki Cem Davran ile Tamer Çeliker'in oyunları içten ve dokunaklı. Senaryodaki Onat Kutlar imzası da filme ayrı bir incelik katıyor. Milano Film Festivali'nde büyük ödül alması hiç de tesadüf değil.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Yusuf ile Kenan, 1970'lerin sonunda iki büyük toplumsal yarayı, kan davasını ve büyük şehre kaçışı, iki çocuğun gözünden yan yana koyuyor. Babalarını kan davasında kaybeden kardeşlerin İstanbul'a sığınması, büyük şehre uzanan yolun ne kadar korunaksız olabildiğini gösteriyor. Ali Amcalarını bulamamaları, göçmenlerin dayandığı akrabalık ağlarının koca kentte nasıl çözülebildiğine dair güçlü bir imge. Çocuk çetesi ise sokağın kendi düzenini, kimsesizlerin hayatta kalmak için kurduğu yeni aidiyetleri anlatıyor. Kavur bunu ahlak dersine çevirmeden, kardeşlerin farklı seçimleri üzerinden tartışmaya açıyor; film bugün de kent yoksulluğunu düşünmek için anlamlı.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Konusu çocuklar üzerine ama çocuklar için bir film değil. İki kardeş, babalarının kan davasında öldürülmesine tanık oluyor; sonra sokaklarda yaşıyor ve bir çocuk çetesiyle yolları kesişiyor. Bu sahneler küçükleri sarsabilir. Ortaokul ve lise çağındaki gençlerle, yanlarında bir büyük varken izlemek daha doğru. Dürüstlük, kardeşlik ve doğru yolu seçmek üzerine konuşmak için iyi bir fırsat. Süresi de kısa, yaklaşık 80 dakika.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar