Adı Vasfiye

Adı Vasfiye

Film · 1985 · 10 kişi

Atıf Yılmaz, 1985'te Adı Vasfiye'yi çekti: bir Türk filmi olan yapım, Necati Cumalı'nın Ay Büyürken Uyuyamam kitabındaki beş öyküden uyarlanır, bir "kadın filmi" olarak anılır ve Yılmaz'ın sosyal içerikli fantastik film türündeki ilk çalışması sayılır. Gerçekle düş arasındaki sınırı bilinçli biçimde bulanıklaştıran anlatısında antoloji yapısı ve gerçeküstü öğeler öne çıkar. 89 dakikalık film renkli olarak 35 mm'ye çekilmiştir. Senaryosunu Barış Pirhasan, müziğini Attila Özdemiroğlu, görüntü yönetmenliğini Orhan Oğuz üstlenmiştir.

Hikâyenin merkezinde, yaşamı Ege kasabalarında erkekler arasında el değiştirip sürüklenerek geçen taşralı kadın Vasfiye vardır. Onu Müjde Ar canlandırır. Vasfiye'nin öyküsü, onu tanıyan farklı erkeklerin ağzından, her seferinde biraz değişerek anlatılır. Peşindeki erkekler adeta bir tipler galerisi oluşturur: çocukluğundan beri ona tutkun bitirim Emin (Aytaç Arman), pısırık iğneci Rüstem (Macit Koper), çapkın doktor Fuat (Yılmaz Zafer) ve uyanık taşralı kuyumcu Hamza (Levend Yılmaz). Kasabanın bu sıradan ve sevecen insanları filmin sıcak dünyasını kurar.

Yapımcılığı Cengiz Ergun ile Leyla Özalp'in üstlendiği film, Odak Film ve Estet Video imzalıdır. 1986'da İstanbul Sinema Günleri'nde yılın en iyi üç filminden biri seçildi; öteki ikisi Züğürt Ağa ve Amansız Yol'du. Aynı yıl 23. Antalya Film Festivali'nde En İyi Üçüncü Film oldu; Müjde Ar da Vasfiye rolüyle, Aaahh Belinda'daki Serap rolüyle birlikte, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

YönetmenAtıf Yılmaz
Yapım ŞirketiOdak Film, Estet Video
Adı Vasfiye Adı Vasfiye

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Necati Cumalı'nın öyküleri, Atıf Yılmaz gibi bir ustanın elinde perdeye bambaşka bir tadla taşınıyor. Müjde Ar'ın Vasfiye'si, her erkeğin anlatısında başka biri olan bir kadın olarak, Yeşilçam'ın alışılmış iyi kız ya da düşmüş kadın kalıplarından çok daha katmanlı bir portre; Antalya'daki en iyi kadın oyuncu ödülü de boşuna değil. Attila Özdemiroğlu gibi bir bestecinin adı, müziğe değer veren eski bir seyirci için ayrıca çekici. Ne var ki klasik, dümdüz bir hikâye sıcaklığı arayanlar için gerçek ile düşün birbirine karıştığı bu yapı biraz mesafeli kalabilir.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Filmin asıl cesareti anlatı yapısında. Vasfiye'yi tanıyan erkeklerin her biri onun hikâyesini farklı anlatıyor; bu çok anlatıcılı kurgu, kadını hiçbir zaman tek bir doğruya indirgememesiyle Rashomon geleneğine yaklaşıyor. Beş öyküden derlenen antoloji yapısı ise iki ucu keskin: bölümler arasında ritim farkı yaratma riski taşıyor ve erkek tiplerinin bir kısmı karakterden çok karikatüre yakın durabiliyor. Gerçek ile düşü bulanıklaştıran gerçeküstü dokunuşlar, Atıf Yılmaz'ın bu türe ilk girişi olarak dikkat çekici; Barış Pirhasan'ın senaryosu da bu riski bilinçli biçimde alıyor. Kusurlarına rağmen, İstanbul Sinema Günleri'nde yılın en iyi üç filmi arasında sayılmasını hak eden, kendine özgü bir iş.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Ege kasabalarında erkekten erkeğe savrulan bir taşra kadınının hayatını, onu anlatan erkeklerin ağzından kuruyor; asıl söylediği de belki tam burada saklı. Vasfiye'nin kendi sesinden çok, onun hakkında konuşan erkeklerin sesini duyuyoruz. Kabadayı, çekingen iğneci, çapkın doktor ve kurnaz kuyumcu, taşradaki erkeklik tiplerinden oluşan küçük bir galeri gibi. Seksenlerin ortasında 'kadın filmi' olarak anılan bu yapım, kadının hep başkalarının anlatısı içinde var olmasını görünür kılıyor. Kadını anlatılan bir nesne olmaktan çıkarma çabasında ne kadar başarılı olduğu ise tartışmaya açık.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar