Afife Jale

Afife Jale

Film · 1987 · 15 kişi

Biyografik dönem filmi Afife Jale, Şahin Kaygun'un kamerasından 1987'de çıktı. Konusunu, sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife Jale'nin yaşamından alıyor. Fotoğraf sanatçısı Kaygun için bu, ilk yönetmenlik denemesi oldu. Bir ilk çalışmanın getirdiği bazı teknik aksaklıklara rağmen film, tarihî aksesuar kullanımı ve görsel zenginliğiyle dikkat çekiyor. Bir çağ filminin özelliklerini taşıyan yapımın başrolünde Müjde Ar var.

Hikâye Osmanlı'nın son dönemlerinde geçer ve Afife Jale'nin dramına odaklanır. Jale, yaşamını morfin bağımlılığı içinde, bir akıl hastanesinde yitirmiştir. Afife Jale'yi Müjde Ar, çocukluğunu Özlem Büyükburç canlandırıyor. Kadroda Tarık Tarcan Ziya'yı, Alev Sezer Selahattin Pınar'ı, Şahika Tekand Seniha Tepsi'yi, Gülsen Tuncer Afife'nin annesini, Serra Yılmaz Şaziye'yi, Berrin Koper Behiye'yi, Güzin Çorağan Madam Sofi'yi oynuyor. Kenan Bal Vali Fuat Bey rolünde, Münir Özkul ise konuk oyuncu olarak yer alıyor; kadroda Levend Yılmaz da bulunuyor.

Senaryoyu Selim İleri ile Nezihe Araz yazdı. Yapımcı Olgun Eltan'dır, yapım şirketi Olgun Film'dir. Müziği Attila Özdemiroğlu, görüntü yönetmenliğini Mahmut Yumuşak ile Erdoğan Engin üstlendi. Film renkli ve 35 mm çekildi.

YönetmenŞahin Kaygun
Yapım ŞirketiOlgun Film
Afife Jale

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Afife Jale'nin hikâyesi, sahneye çıkma cesaretinin bedelini ağır ödemiş bir kadının hikâyesi; böyle bir konuya el atılması bile başlı başına değerli. Film, son dönem İstanbul'unun dokusunu aksesuarlarla ve kostümlerle özenle kuruyor; Attila Özdemiroğlu'nun müziği de bu hüzne yakışan bir eşlik sunuyor. Senaryoda Selim İleri'nin imzasının bulunması, edebiyatla büyümüş bir göz için ayrıca güven veriyor. Yine de klasik melodramların sıcaklığını arayan biri burada çok daha ağır ve karanlık bir tonla karşılaşacağını bilmeli; bu karanlık, konunun acı gerçeğine sadık kalmanın sonucu.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Bir fotoğraf sanatçısının ilk yönetmenlik denemesi olduğu, filmin hem gücünde hem zaafında belli oluyor. Kadrajlar, renk ve dönem aksesuarı neredeyse bir tablo titizliğiyle düzenlenmiş; görsel zenginlik gerçekten etkileyici. Ne var ki bu titizlik anlatının ritmine aynı ölçüde yansımıyor: teknik aksaklıklar bir ilk filmin izlerini taşıyor ve sahneler bence zaman zaman birbirine bağlanan bir dramatik akıştan çok, yan yana dizilmiş güzel resimler gibi duruyor. Biyografik dram, kahramanının iç dünyasına inmekten çok dönemi resmetmeye eğilimli. Yine de Kaygun'un göze dayalı bir sinema dili arayışı, dönemin Türk sinemasında kendine özgü bir yer tutuyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Osmanlı'nın son yıllarında Müslüman bir kadının sahneye çıkmasının ne anlama geldiğini merkeze alıyor. Bu, bir sanatçının kişisel macerasından öte, kadının kamusal alandaki yeri üzerine bir tartışmanın bir insan hayatında somutlaşmış hâli. Afife Jale'nin morfin bağımlılığı içinde, bir akıl hastanesinde hayatını kaybetmesi, öncü olmanın bedelinin ne kadar yalnız ödenebildiğini düşündürüyor. Bu hikâyenin seksenlerin sonunda perdeye taşınması da filmi yalnızca bir dönem portresi olarak değil, kendi zamanının kadın meselesine dair sorularıyla birlikte okumaya davet ediyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar