Göklerdeki Sevgili

Göklerdeki Sevgili

Film · 1966 · 4 kişi

Remzi Jöntürk, senaryosunu da kendisi yazdığı siyah beyaz Türk filmi Göklerdeki Sevgili'yi 1966'da yönetti. Duru Film yapımı olan savaş ve duygusal dram karışımı melodramın yapımcılığını Süreyya Duru, görüntü yönetmenliğini Mahmut Demir üstlenmiştir.

Olaylar 1963 sonbaharında başlar. Diyarbakır Hava Üssü'nden uçuş gösterileri için Bandırma'ya gelen pilot teğmen Timur Karaşah, çömlekçi Tahir'in kızı Yıldız ile bir dere kenarında karşılaşır; iki genç kısa sürede birbirine bağlanır. Gösterinin ardından köye dönerlerken kopan fırtına onları bir mağaraya sığınmak zorunda bırakır ve o geceden sonra Timur için bir gönül eğlencesi olarak başlayan ilişki ciddi bir aşka dönüşür.

Ertesi gün gizli bir görev emri gelir ve Timur haber veremeden ayrılmak zorunda kalır. Oğlunun bir köylü kıza gönül vermesini istemeyen annesi Piraye, Yıldız'a yazılan mektubu yırtar ve genç kızın bir garsonla evlendiğini söyler. Terk edildiğini sanan Timur, Kıbrıs'ta Mücahitlere katılır; bir çarpışmada ağır yaralanır ve Karaşahin lakabını orada kazanır. Yıldız ise geride, hamile kalmıştır. Haftalar süren iyileşmenin ardından anayurda dönen Timur ile Yıldız yeniden kavuşur.

Timur'u Cüneyt Arkın, Yıldız'ı Selda Alkor canlandırır; Yıldız'ın babası Tahir rolünde Ulvi Uraz, Timur'un babası Veysel rolünde Ali Şen yer alır. Kadroda Kazım Kartal, Ersun Kazançel ve Figen Han gibi isimler de bulunur.

YönetmenRemzi Jöntürk
Yapım ŞirketiDuru Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Cüneyt Arkın ile Selda Alkor'u pilot teğmen ve çömlekçi kızı olarak bir araya getiren Göklerdeki Sevgili, Yeşilçam melodramının bütün unsurlarını taşıyor: dere kenarında başlayan bir aşk, fırtınalı bir gece, araya giren bir anne ve yırtılan bir mektup. Remzi Jöntürk hem yazmış hem yönetmiş; savaşla aşkı aynı hikâyede buluşturmuş. Bugünün gözüyle tesadüfler ve kötü niyetli anne figürü fazlasıyla tanıdık gelebilir; ama o yılların seyircisi tam da bu duygu yoğunluğu için sinemaya giderdi. Klasiklerle büyümüş biri için siyah-beyaz, buruk bir dönem hatırası.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bir aşk hikâyesi ile savaş dramı bir arada. Fırtınalı bir gece, evlilik dışı bir hamilelik, bir annenin yalanı ve Kıbrıs'ta ağır yaralanma gibi konular var. Savaş bölümü ve bu ağır duygular çok küçük çocuklara fazla gelebilir. Büyükanne ve büyükbabalar Cüneyt Arkın'ı görünce sevinir. Gençlerle ve büyüklerle birlikte izlemek için uygun bir eski film.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, 1963 sonbaharında başlayan hikâyesiyle iki çizgiyi birleştiriyor: bir subayın ailesi ile köylü bir zanaatkâr kızı arasındaki sınıf farkı ve Kıbrıs'taki çatışmalar. Annenin bir köylü kızını gelin olarak kabul etmemesi, dönemin toplumsal hiyerarşisini melodramın diliyle anlatıyor. 1966'da çekilen filmin yalnızca üç yıl önceki olaylardan yola çıkması, Kıbrıs meselesinin o günlerde ne kadar taze olduğunu hatırlatıyor. Bu yüzden film, bir aşk hikâyesi olduğu kadar o yılların duygu dünyasına dair bir belge olarak da izlenebilir; dönemin pek çok yapımında olduğu gibi kahramanlık vurgusunun öne çıkması da şaşırtıcı olmaz.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar