Hacı Murat Geliyor

Hacı Murat Geliyor

Film · 1968 · 6 kişi

1968'de çekilen Hacı Murat Geliyor, tarihsel bir çatışmanın ortasında geçen bir Türk macera filmidir. Yönetmen Natuk Baytan, senaryoyu da kendisi yazmıştır. Film siyah-beyaz ve 16 mm olarak çekilmiş, ilk gösterimini 7 Ekim 1968'de İstanbul'daki Lâle Sineması'nda yapmıştır. Başrollerde Cüneyt Arkın, Nebahat Çehre ve Erol Taş yer alır.

Şeyh Şamil'in planı değişince, bunu Rus karargâhındaki Han'a bildirmek gerekir ve görev Hacı Murat'a verilir. Hacı Murat kimliğini saklayarak Rus topraklarında yola çıkar, fakat annesinin yaşadığı köyden geçerken kendini ele verir. Rus Albay Ivan taşıdığı mektuba el koyar, onu esir alır ve yerine geçerek Han'ı da bütün karargâhıyla birlikte tuzağa düşürmeyi tasarlar. Esaretten kurtulan Hacı Murat'ın amacı, Ivan'ın bu oyununu bozmaktır.

Cüneyt Arkın Hacı Murat'ı, Nebahat Çehre Nadya'yı canlandırır; Haydar Karaer Şeyh Şamil, Kadriye Tuna Hacı Murat'ın annesi, Süheyl Eğriboz Vasily ve Behçet Nacar Zorkof rollerindedir. Kadroda Adnan Mersinli ile Necip Tekçe de vardır. Yapımcılığı Turgut Demirağ üstlenmiş, görüntü yönetmenliğini Kaya Ererez yapmıştır. Yapım And Film'e aittir; film hazırlık aşamasında Erman Film de yer almıştır. Dönemin uygulaması gereği Cüneyt Arkın'ı Abdurrahman Palay, Erol Taş'ı Sami Ayanoğlu seslendirmiştir.

YönetmenNatuk Baytan
Yapım ŞirketiAnd Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Yeşilçam'ın altın çağında bir macera filminden beklenen şey belliydi: yiğit bir kahraman, onun yerine geçmeye kalkan kurnaz bir düşman ve yüreğe dokunan bir aile bağı. Bu film o reçeteyi eksiksiz taşıyor gibi görünüyor; kahramanın yolunun annesinin köyünden geçmesi, hikâyenin düğümüne duygusal bir damar yerleştiriyor. Siyah-beyaz görüntüler ve dönemin alışkanlığı olan dublaj sesleri, o yılların sinemasıyla büyümüş bir göz için tanıdık bir sıcaklık taşıyor. Bugünün ölçüleriyle saf, hatta biraz safdil bulunabilir; ama iyi ile kötünün net çizildiği, eski usul bir kahramanlık hikâyesi arayanlar için sevimli bir dönüş.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Kurulum gayet sağlam: gizli bir görev, sahte kimlik, el konulan bir mektup ve kahramanın yerine geçen bir düşman albay. Esaretten kurtulup tuzağı bozmaya çalışan bir kahraman, gerilim için güçlü bir zemin. Ama dönemin imkânlarını unutmamak lazım; 16 mm ile çekilmiş bir yapımdan bugünün temposunu ve dövüş koreografisini beklemek haksızlık olur. Klasik bir kedi-fare oyunu olarak yine de keyif verebilir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Şeyh Şamil ve Hacı Murat gibi tarihte gerçekten yaşamış isimleri Ruslara karşı bir serüvenin kahramanları olarak perdeye taşıyor. Ne var ki sahte kimlikler, el konulan mektuplar ve kahramanın yerine geçen bir düşman albay, tarihî gerçeklikten çok macera türünün kurallarına yaslanan bir entrikaya işaret ediyor. Bu yüzden filmi bir tarih anlatısı olarak değil, tarihin arka planını kullanan bir serüven olarak okumak daha doğru. Yine de 1960'ların Türk sinemasının uzak coğrafyalardaki direniş hikâyelerine nasıl baktığını ve kahramanlığı nasıl tanımladığını görmek için ilginç bir belge.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar