Serseri Aşık

Serseri Aşık

Film · 1965 · 3 kişi

Ülkü Erakalın, Serseri Aşık'ı 1965'te siyah-beyaz çekti; film bir Yeşilçam melodramıdır. Senaryo Bülent Oran'ındır; yapımcılığını Melek Film üstlenmiştir. Yaklaşık 78 dakikalık film, Charlie Chaplin'in Limelight'ının (1952) bir Yeşilçam uyarlaması sayılır; yatalak kalan balerin Terry'nin yerini burada sesini yitiren bir gazino şarkıcısı alır. Filmin adı da Chaplin'in The Tramp'ini anımsatır. Yapım ilk başta Beni Sever misin adıyla düşünülmüştür.

Hülya Koçyiğit, Yıldız Bar'ın sevilen solisti Hülya Yıldız'ı canlandırır. Genç kadın, zengin bir işadamının (Hulusi Kentmen) oğlu Erol'a (Cüneyt Arkın) âşıktır. Baba, onu para peşinde bir şarkıcı sayıp bu ilişkiyi bitirmeye kararlıdır. Kısa süre sonra Hülya'nın sesi kısılır ve umutsuzluğa kapılır. Onu bir köprüde karşılayan kişi, mahallenin kuklacısı, kendi deyişiyle 'Doktor'dur; parasız ama iyi yürekli bu serseri adamı Sadri Alışık oynar. Doktor, kızı mahalledeki evine alır; dedikodu ve itirazlar başlar, ama Hülya kısa sürede herkesin gözbebeği olur. Doktor ise ona gizlice âşık olmuştur ve bunu söyleyemez. Mahalleli, genç kadının yeniden şarkı söyleyebilmesi için para toplar. Ameliyat bedeli ise çok daha yüksektir.

Görüntü yönetmenliğini Memduh Yükman yapmıştır. Film, zengin-fakir aşkı, mahalle dayanışması ve özveri temaları etrafında kuruludur.

YönetmenÜlkü Erakalın
Yapım ŞirketiMelek Film
Serseri Aşık

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Sadri Alışık'ı en sıcak hâliyle gösteren filmlerden biri. Kuklacı "Doktor", parasız ama yüreği zengin bir adam olarak öyle içten oynanmış ki, sevgisini söyleyemeyişi insanın boğazını düğümlüyor. Hülya Koçyiğit, sesini yitiren şarkıcının çaresizliğini incelikle taşıyor; Cüneyt Arkın da zengin oğlu rolünde yerinde. Chaplin'in Limelight'ından esinlenmiş olsa da hikâye, mahallenin dayanışmasıyla bütünüyle bizim olmuş. Siyah-beyaz karelerde, iyiliğin ve özverinin hâlâ kahramanlık sayıldığı o Yeşilçam yeniden canlanıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Serseri Aşık, 1960'ların ortasındaki kent hayatının iki dünyasını karşı karşıya koyuyor: bir yanda oğlunu gazino şarkıcısından uzak tutmak isteyen varlıklı işadamı, öte yanda dedikodusuyla da dayanışmasıyla bir arada yaşayan mahalle. Babanın şarkıcıyı "para peşinde" saymasında, dönemin sahne kadınlarına yönelik önyargısı açıkça okunuyor. Mahallenin önce itiraz edip sonra genç kadını bağrına basması ve ameliyat için para toplaması ise devletin değil komşuluğun kurduğu bir güvenlik ağının idealize edilmiş resmi gibi. Film zengin-fakir karşıtlığını biraz şematik kuruyor; varlıklılar soğuk, yoksullar iyi kalpli. Yine de bu dayanışma fikri, dönemin seyircisinin neden bu hikâyelere bu kadar bağlandığını anlamaya yardım ediyor.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Açık konuşayım, bu tam bir melodram ve tempo da ona göre. Sesini kaybeden şarkıcı, söylenemeyen bir aşk, para toplayan mahalle; heyecan arayan için pek bir şey yok. Ama Sadri Alışık'ın karakteri filmi ayakta tutuyor, içinde sakladığı aşk da küçük bir gerilim yaratıyor. Yaklaşık 78 dakika olması iyi, uzamıyor. Eski filmlere ısınmak isteyen biri için kısa bir başlangıç olabilir.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar