Almanya – Willkommen in Deutschland

Almanya – Willkommen in Deutschland

Film · 2011 · 3 kişi

Mizahla kimlik ve aidiyet sorununu işleyen Alman komedi-dram filmi Almanya – Willkommen in Deutschland, Almanya'ya giden Türk misafir işçilerin ve torunlarının hikâyesini 2011'de beyazperdeye taşır. Hikâyenin merkezinde, ülkeye gelen bir milyon birinci işçi olan Hüseyin Yılmaz ve kuşaklar boyunca genişleyen ailesi vardır. Film Berlin Film Festivali programında dünya prömiyerini yaptı, 10 Mart 2011'de Alman sinemalarında gösterime girdi ve yaklaşık 1,5 milyon seyirciyle yılın en çok izlenen dördüncü Alman filmi oldu. Türkiye'de Filmekimi 2011'in ardından 4 Kasım'da vizyona çıktı.

Hüseyin 1960'lı yıllarda Almanya'ya göç eder, kısa süre sonra ailesini de yanına getirir. Yıllar geçip aile büyüdüğünde, memleketinde bir ev aldığını açıklar ve herkesi oraya götürmek ister. Bu karar tartışmalara, barışmalara ve beklenmedik olaylara yol açar. Anlatı, ilk göç kuşağı ile Almanya'da doğan torunları, iki dil ve iki kültür arasındaki duruşlarıyla karşılaştırır. Rollerde Fahri Yardım, Aylin Tezel, Denis Moschitto, Aykut Kayacık, Petra Schmidt-Schaller, Vedat Erincin ve Lilay Huser yer alır; diyaloglar Almanca ile Türkçe arasında gidip gelir.

Yasemin ve Nesrin Şamdereli kardeşlerin ilk uzun metrajlı filminde yönetmen Yasemin'dir, senaryoyu ikisi birlikte yazmıştır. Yapımcılar arasında Ali Akdeniz ile Annie Brunner anılır, müziği Gerd Baumann besteledi. Yaklaşık 101 dakikalık film, Deutscher Filmpreis 2011'de En İyi Senaryo ödülünü ve En İyi Film dalında gümüş ödülü kazandı.

YönetmenYasemin Şamdereli

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Almanya, misafir işçi göçünü ağır bir dram yerine mizahla ele alıyor ve bu tercih filme geniş bir kapı açıyor. Ülkeye gelen bir milyon birinci işçi Hüseyin Yılmaz'ın ailesi üzerinden kuşaklar boyu süren kimlik sorusu izleniyor: 1960'larda gelenler, orada büyüyen çocuklar ve iki dil arasında kendini arayan torunlar. Almanca ile Türkçe arasında gidip gelen diyaloglar bu aidiyet ikilemini doğal biçimde yansıtıyor. Mizahın bedeli, göçün daha sert yüzlerinin arka planda kalması olabilir; yine de Almanya'da yaklaşık 1,5 milyon seyirciye ulaşması, hikâyenin yalnızca göçmen ailelere değil, geniş bir kitleye seslendiğini düşündürüyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Kuşaklar boyu büyüyen bir aileyi anlatan, hem güldüren hem duygulandıran bir film. Dedenin herkesi memleketteki eve götürme kararı tartışmalara, barışmalara ve sürprizlere yol açıyor. Büyükler kendi göç hikâyelerini, gençler kendi ikilemlerini bulabilir. Diyaloglar Almanca ve Türkçe karışık olduğu için küçük çocuklar takip etmekte zorlanabilir. Hafif tonu sayesinde ailece izlemeye elverişli bir film.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Gurbet, Türk sinemasının en dokunaklı temalarından biridir; Almanya bu temayı sıcak bir aile hikâyesine çeviriyor. Hüseyin Yılmaz'ın altmışlarda başlayan yolculuğu ve yıllar sonra herkesi memleketteki eve götürme isteği insanın içini ısıtıyor. Fahri Yardım ve Aylin Tezel gibi isimlerin yer aldığı kadro, kuşaklar arasında inandırıcı bir aile sıcaklığı kuruyor. Klasik gurbet filmlerinin acısını beklemeyen ama aynı vefayı arayan bir gönül için, yer yer hafif kalsa da sevimli bir yapım. Senaryonun Deutscher Filmpreis'te ödül alması da şaşırtıcı değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar