Bal

Bal

Film · 2010 · 5 kişi

Bal, Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği, 104 dakikalık bir Türk dramıdır; Türkiye, Almanya ve Fransa ortak yapımıdır. Film, şair Yusuf'un hayatını geriye doğru izleyen "Yusuf Üçlemesi"nin son halkasıdır; ilk iki film Yumurta (2007) ve Süt (2008) idi. 16 Şubat 2010'da 60. Berlin Film Festivali'nin yarışmasında gösterilen yapım Altın Ayı'nı kazandı ve bu ödülü alan üçüncü Türk filmi oldu; önceki ikisi Susuz Yaz (1964) ile Duvara Karşı (2004) idi. Türkiye'de 9 Nisan 2010'da vizyona girdi.

Hikâye, okula yeni başlamış küçük Yusuf'u ve kasvetli bir ormanda arıcılıkla geçinen babasını merkeze alır. Yumurta yetişkin Yusuf'u, Süt annesiyle ilişkisini gösterirken Bal şairin çocukluğuna iner; annenin yerini bu kez baba alır. Yusuf bir gece gördüğü rüyayı babasına anlatır, ama içeriği sır kalır. Babası ormanın derinliklerine gidip dönmeyince çocuk içine kapanır ve onu aramak için ormana dalar. Rollerde Bora Altaş, Erdal Beşikçioğlu ve Tülin Özen yer alır.

Senaryoyu Kaplanoğlu, Orçun Köksal ile birlikte yazdı; çekimler Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde, Kaçkar Dağları eteklerinde yapıldı. Film, 83. Akademi Ödülleri'nde Türkiye'nin adayı seçildi ancak son listeye giremedi.

YönetmenSemih Kaplanoğlu
Bal Bal

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Bal, Yusuf Üçlemesi'nin şairin hayatını geriye doğru izleyen yapısını tamamlıyor ve bu tersine kronoloji üçlemenin en ilgi çekici fikri. Yumurta'da yetişkin Yusuf'u, Süt'te annesiyle bağını gördükten sonra Bal çocukluğa iniyor ve anne figürünün yerine babayı koyuyor. Böylece her film tek başına durabilse de birlikte okununca bir hafıza kazısına dönüşüyor. Berlin'deki Altın Ayı, Susuz Yaz ve Duvara Karşı'dan sonra Türk sineması için önemli bir eşik. Yine de Kaplanoğlu'nun sinemasına yabancı bir izleyiciye bu sade ve içe dönük dil ilk anda mesafeli gelebilir; film anlatmaktan çok sezdirmeyi seçiyor, rüyanın içeriğini bile saklı tutuyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Hikâyenin merkezinde okula yeni başlamış bir çocuk ve babası var; ama bu, çocuklara yönelik bir film değil. Anlatımı sakin ve iç dünyaya dönük. Babanın ormandan dönmemesi küçük çocukları üzebilir. Sabırlı gençler ve yetişkinler için daha uygun. Büyüklerle birlikte izlenirse, baba ile çocuk arasındaki bağ üzerine güzel bir sohbet açabilir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Çekimlerin Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde, Kaçkar Dağları'nın eteklerinde yapılması filmi coğrafyanın kendisine sıkı sıkıya bağlıyor. Babanın ormanın derinliklerinde arıcılıkla geçimini sağlaması, kırsal hayatın doğaya ne kadar bağımlı olduğunu gösteriyor; baba ormana gidip dönmediğinde bu bağımlılık ailenin kırılganlığına dönüşüyor. Okula yeni başlamış bir çocuğun gözünden bakmak, kentli seyircinin çoğu zaman uzaktan izlediği bir dünyayı içeriden gösteriyor. Film, Karadeniz'in dağ köylerini bir kartpostal gibi değil, emeğin ve yalnızlığın sahnesi olarak ele alıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar