Şahmaran

Şahmaran

Film · 1993 · 3 kişi

Zülfü Livaneli, 1993'te Türk macera, aile ve fantastik filmi Şahmaran'ı yönetti. Yılanlar sultanı Şahmaran efsanesinden esinlenen yapım, 11 Şubat 1994'te vizyona girmiştir. Renkli ve 35 mm çekilen film 96 dakika sürer. Senaryoyu Livaneli, Zeynep Avcı ile birlikte yazmış; yapımcılığını eşi Ülker Livaneli ile birlikte üstlenmiş ve müziğini de kendisi bestelemiştir. Yapım şirketi Interfilm'dir.

Hikâye, Haliç kıyısında kahvehane işleten dedesiyle yoksul ama huzurlu bir hayat süren küçük Yusuf'un etrafında gelişir. Yusuf rolünde Mehmet Balkız izlenir. Eski bir define avcısı olan dedesi ona yılanlar sultanı Şahmaran'ı anlatmıştır ve çocuğun hayal gücü bu masallarla beslenmiştir. Bir gün Yusuf, bir arkadaşıyla macera aramak için Bizans'tan kalma tarihî zindanlara iner, kaybolur ve antika kaçakçılarının eline düşer. Çetenin başında güzel bir sultan vardır; bu rolde Türkân Şoray görülür. Yusuf'un aklına, hep düşlediği Şahmaran'ın bizzat bu kadın olup olmadığı sorusu gelir. Kadroda ayrıca Dilâver Uyanık (Tahir), Suna Selen (Menekşe), Rana Cabbar ve Atacan Arseven (Kral) yer alır.

Görüntü yönetmeni Ümit Gülsoy, kurgu sorumlusu Mevlüt Koçak'tır. Gerilim, gizem, kaçakçılar, zindan ve yılan, filmin başlıca öğeleri arasındadır.

YönetmenZülfü Livaneli
Yapım ŞirketiInterfilm

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Masallarla büyüyen bir çocuğun macerası; çocuklarla izlemek için hoş bir seçim. Haliç kıyısında dedesiyle yaşayan Yusuf'a çocuklar kolayca bağlanır. Ama dikkat: zindanda kaybolmak, kaçakçıların eline düşmek ve yılan öğeleri küçükleri korkutabilir. Yedi sekiz yaş üstü için uygun, daha küçüklerle izlerken yanlarında olun. Türkân Şoray'ı bu masalsı rolde görmek büyükleri de memnun eder.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Zülfü Livaneli'nin hem yönettiği hem de müziğini bestelediği bu film, Şahmaran efsanesini Haliç kıyısına taşıyan sevimli bir masal. Bir dedenin torununa anlattığı hikâyelerle beslenen hayal gücü, eski kuşakların sözlü anlatı geleneğine güzel bir selam. Türkân Şoray'ın gizemli sultan rolü, onun beyazperdedeki büyüsünü bambaşka bir renge taşıyor. Ne var ki film masal ile gerilim arasında karar vermekte zorlanıyor; kaçakçılık hikâyesi kimi yerde efsanenin şiirselliğini gölgeliyor. Livaneli'nin müziği bu dengesizliği bir ölçüde telafi ediyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, efsaneyi yoksul ama huzurlu bir hayatla buluşturuyor: Haliç kıyısındaki bir kahvehane, eski bir define avcısı olan dede ve hayal gücüyle yaşayan bir çocuk. Bizans'tan kalma zindanlar ile antika kaçakçılığı yan yana gelince, İstanbul'un katmanlı geçmişinin nasıl bir ticaret nesnesine dönüşebildiğine dair ince bir gönderme ortaya çıkıyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan bir halk efsanesinin çocuk gözüyle kent hayatının ortasına yerleştirilmesi, geleneğin modern şehirde nasıl yaşamaya devam ettiğini düşündürüyor. Dede ile torun arasındaki bağ da filmin en sıcak toplumsal katmanı.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar