Yalnızlar Rıhtımı

Yalnızlar Rıhtımı

Film · 1959 · 4 kişi

Siyah beyaz Türk dram ve aşk filmi Yalnızlar Rıhtımı, 1959'da çekildi. Yönetmeni Ömer Lütfi Akad'dır; Akad bu filmi çektiğinde sinemada tam on yılını doldurmuş ve 1949'dan beri yirmi filme imza atmıştı. Yapımı İpek Film adına İhsan İpekçi üstlenmiştir. Senaryo, Ali Kaptanoğlu takma adını kullanan şair Attilâ İlhan'ındır. Film Şiirsel Gerçekçilik akımına yakın durur ve gösterime girdiği günlerde ciddi bir tartışma doğurmuştur.

Bir aşk ve macera hikâyesidir. Döviz kaçakçılığı yapan bar sahibi Ali'nin (Turgut Özatay) metresi konsomatris Güner (Çolpan İlhan) ile kaptan Rıdvan (Sadri Alışık) arasında bir gönül bağı kurulur. Kadroda Osman Alyanak ile Saadettin Erbil de vardır. Bazı sahneler İzmir'de çekilmiştir.

Kimi eleştirmenler filmi överken kimileri çok sert davrandı; Nijat Özön "ucube" bir film çıktığını yazdı. Senaryonun, Jacques Prévert imzalı Marcel Carné filmi Sisler Rıhtımı'ndan (1938, Le Quai des Brumes) etkilendiği ileri sürüldü. Attilâ İlhan'ın şiirsel anlatımı ile Akad'ın üslubunun uyuşmaması bu soğuk karşılamada rol oynamış olabilir. Çolpan İlhan'ın buğulu sesiyle söylediği, Necdet Koyutürk'ün tango tarzında bestelediği başlık şarkısı filmin en çok hatırlanan parçasıdır. Müziği Hulki Saner, görüntüyü Yuvakim Filmeridis yapmıştır. Sadri Alışık ile Çolpan İlhan filmden sonra evlenmiş ve Alışık'ın 1995'teki ölümüne kadar birlikte yaşamıştır.

YönetmenÖmer Lütfi Akad
Yapım Şirketiİpek Film
Yalnızlar Rıhtımı Yalnızlar Rıhtımı

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Yalnızlar Rıhtımı, Yeşilçam'ın şiire en çok yaklaştığı denemelerden biri gibi duruyor. Senaryoda Attilâ İlhan'ın kalemi, kamerada Ömer Lütfi Akad'ın ustalığı var; bu buluşma bile başlı başına merak uyandırıyor. Ama benim için filmin kalbi, Çolpan İlhan'ın buğulu sesiyle söylediği o tango. Siyah beyaz bir rıhtım, kaçak işlerin arasında sıkışmış bir kadın ve bir gemi kaptanı: eski sinemamızın melankolisini sevenler için hâlâ değerli bir durak. Sadri Alışık'ı romantik bir kaptan olarak izlemek de ayrı bir tat veriyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Akad'ın filmografisinde ilginç bir sapma. Film, Marcel Carné'nin Sisler Rıhtımı'nı akla getiren Şiirsel Gerçekçilik çizgisine yaslanıyor ve bunu dönemin Türk sineması için cesur sayılabilecek bir hamleyle yapıyor: liman atmosferi, kaçakçılığın gölgesinde bir aşk. Sorun şu ki Attilâ İlhan'ın imgeli, yüksek perdeden metni ile Akad'ın daha yalın anlatımı her zaman aynı yöne çekmiyor. Kimi anlarda metin görüntünün önüne geçiyor ve diyaloglar yaşanmaktan çok okunuyormuş gibi duruyor. Yine de Yuvakim Filmeridis'in siyah beyaz görüntüleri ve Hulki Saner'in müziği atmosferi taşıyor. Nijat Özön'ün sert yargısını bugünden bakınca abartılı buluyorum; ama bu kusursuz bir başyapıt da değil, ilgiyi fazlasıyla hak eden bir deney.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, bir rıhtımın gece hayatına bakıyor: döviz kaçakçılığı yapan bir bar sahibi, onun metresi olan bir konsomatris ve denizden gelen bir kaptan. Bu üçgen, kadının bir erkeğin parasına ve korumasına bağımlı kaldığı bir düzeni sezdiriyor. Döviz kaçakçılığının hikâyenin merkezinde durması da dönemin para ve kazanç ilişkilerine dair küçük bir ipucu. Bazı sahnelerin İzmir'de çekilmiş olması, o yılların kent görüntüsünü merak edenler için ayrıca ilginç. Senaryonun bir şair tarafından takma adla yazılması ve filmin gösterime girdiğinde tartışma yaratması ise sinemanın o yıllarda edebiyatla ve eleştiriyle nasıl bir gerilim içinde olduğunu gösteriyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar