Deli Deli Küpeli

Deli Deli Küpeli

Film · 1986 · 8 kişi

Komedi, politik hiciv, dram ve duygusal öğeleri bir araya getiren Deli Deli Küpeli, 1986'da çekilmiş bir Türk komedisidir. Cevat Fehmi Başkut'un Buzlar Çözülmeden adlı tiyatro oyununun sinema uyarlaması olan filmin senaryosunu Osman F. Seden yazmış, yönetmen Kartal Tibet de senaryoya katkıda bulunmuştur. Filmin yapımcısı Memduh Ün, yapım şirketi Uğur Film'dir. Renkli ve 35 mm çekilen film 96 dakika sürer; başrolleri Kemal Sunal ile Melike Zobu paylaşır.

Hikâye, bir akıl hastanesinden kaçıp bir kasabaya gelen iki delinin rastlantılar sonucu kaymakam ve hâkim sanılmasını anlatır. Kemal Sunal "Deli Kaymakam"ı, Yavuzer Çetinkaya "Deli Hâkim"i canlandırır; kadroda bir de "Deli Çavuş" vardır ve bu rolü İhsan Yüce oynar. Melike Zobu Hatice'yi, Yaman Okay eşkıya Yılanoğlu'nu, Reha Yurdakul avukat Şeref Haktanır'ı, Sırrı Elitaş ise tefeci Mahmut Ağa'yı canlandırır. Kimlik karışıklığı, kasabanın esnafını, ağasını ve eşkıyasını da içine çeken bir güldürüye dönüşür.

Kore gazisi, Napolyon, halay ve idam da bu listede yer alır. Görüntü yönetmeni Orhan Oğuz, müzik yönetmeni Cahit Berkay'dır.

YönetmenKartal Tibet
Yapım ŞirketiUğur Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Kadroda ayrıca: Yavuzer Çetinkaya (Deli Hakim)

Farklı gözlerle

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Kemal Sunal filmi deyince çoğu aile rahatça oturur, bu da öyle bir komedi. Ama küçük çocuklar için birkaç uyarı var: hikâyede bir eşkıya yer alıyor, filmin anahtar kelimeleri arasında bir idam da geçiyor. Karaborsa, tefecilik gibi konular küçüklere ağır ya da sıkıcı gelebilir. Bence on yaş üstü çocuklar ve büyükler için daha uygun. Delilik üzerine kurulan mizahı da çocuklarla konuşmakta fayda var.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Cevat Fehmi Başkut'un Buzlar Çözülmeden oyunundan uyarlanan film, iki akıl hastasının kaymakam ve hâkim sanılması üzerinden taşra yönetimini hicvediyor. Asıl dikkat çekici olan, bu hicvin 1986 yapımı bir filmde gündelik geçim dertlerine bağlanması: karaborsa, istifçilik, tefecilik, ekmek, fırın ve tüp gaz gibi başlıklar, sıradan insanın en temel ihtiyaçlarını hikâyenin merkezine taşıyor. Ağanın, tefecinin ve eşkıyanın aynı kasabada yan yana durması da taşradaki güç ilişkilerine dair keskin bir tablo çiziyor. Yolsuzluğun konu edildiği bir komedide yetkili koltuğuna iki delinin oturması, hicvin ironisini kendiliğinden kuruyor.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Kemal Sunal'ın komedisini Cevat Fehmi Başkut gibi usta bir oyun yazarının metniyle buluşturmak baştan iyi bir fikir. Başkut'un tiyatrosundaki o zarif ironi, sağlam bir hikâye iskeleti sunuyor ve filme sıradan bir güldürünün ötesinde bir ağırlık kazandırıyor. Ancak kalabalık bir kasabayı, esnafı, ağayı ve eşkıyayı aynı karmaşaya katan fars yapısı, yer yer metnin inceliğini gürültüye boğma riski taşıyor. Yine de güldürürken düşündüren eski usul komedilerin özlenen bir örneği.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar