Dert Bende

Dert Bende

Film · 1973 · 3 kişi

Orhan Elmas'ın yönettiği renkli Yeşilçam melodramı Dert Bende, 1 Mart 1973'te vizyona girdi. Kerime Nadir'in 1972 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan film, yaklaşık 80 dakika boyunca kardeş sevgisi ile gizli bir tutku arasında kalan genç bir kadının hikâyesini anlatır. Başrolde Türkân Şoray vardır.

Olaylar, Yeniköy'deki bir yalıda, Fatma'nın düğününe saatler kala başlar. Fatma'yı Meral Zeren canlandırır. Genç kadının kalbi deniz subayı Tarık ile zengin Bülent arasında gidip gelmiş, sonunda varsıl olandan yana karar vermiştir. Türkân Şoray'ın oynadığı küçük kardeş Süreyya ise konservatuvar mezunudur ve iki kardeşi büyüten amcalarına, Muammer Gözalan'ın canlandırdığı karaktere bağlıdır. Süreyya'nın kalbinde Tarık'a duyduğu, kimseye açamadığı bir sevgi saklıdır. Ablasının yazmak istemediği bir mektup, onun elinde bir yazışmaya dönüşür; bu küçük oyun, hikâyeyi yıllara yayılan ayrılıkların ve bekleyişlerin içine sürükler.

Senaryoyu Muzaffer Arslan ile Bülent Oran birlikte yazmıştır. Yapımı Sine Film üstlenmiş, yapımcı olarak Muzaffer Arslan görev almıştır. Müziği Norayr Demirci, görüntü yönetmenliğini Çetin Tunca yapmıştır. Filmde, 1972 tarihli Dert Bende şarkısı da bir sahnede söylenir.

YönetmenOrhan Elmas
Yapım ŞirketiSine Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Kerime Nadir uyarlamaları, Yeşilçam'ın gözyaşıyla seyredilen zarif aşk hikâyeleridir; Dert Bende de bu geleneğin güzel bir örneği. Türkân Şoray'ın canlandırdığı Süreyya, sevgisini içinde saklayan, fedakâr bir genç kadın ve Şoray bu suskun sevdayı bakışlarıyla anlatmayı çok iyi biliyor. Yeniköy'deki yalı, mektuplarla örülen küçük bir yalan, yıllara yayılan bir bekleyiş... Norayr Demirci'nin müziği ve aynı adlı şarkı hikâyenin hüznünü tamamlıyor. Melodramın kurallarını bilerek oturan seyirci için içten, incelikli bir film.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Yeşilçam'ın 1970'lerin başında çok sevdiği bir dünyayı, İstanbul'un varlıklı yalı ailelerini anlatıyor. Fatma'nın deniz subayı Tarık ile zengin Bülent arasında gidip gelip sonunda zengin talipte karar kılması, evlilikte sınıfın ve güvencenin aşk kadar belirleyici sayıldığı bir anlayışı düşündürüyor. Konservatuvar mezunu Süreyya'nın duygularını dile getirmek yerine susmayı seçmesi de kadınlara biçilen fedakârlık rolünün tipik bir yansıması. Kerime Nadir'in romanından gelen bu çerçeve toplumsal eleştiriden çok duygusal bir anlatı sunuyor; yine de dönemin değer yargılarını okumak için ilginç bir belge.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Açık konuşayım, bu film benim türüm değil. Hikâye mektuplar, söylenemeyen aşklar ve yıllara yayılan bir bekleyiş üzerine kurulu; gerilim yerine hüzün var. Yaklaşık 80 dakika sürmesi iyi, melodram uzayıp gitmiyor. Türkân Şoray'ın neden bu kadar sevildiğini görmek için bir şans verilebilir, ama tempo arayan biri için fazla yavaş.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar